Ankara'da balkonumda fesleğenlerimi budarken, alt kattaki komşularımın siyasi bağrışmalarıyla irkildim, geçen yaz tam da temmuz sıcağında oldu bu. Biri "Reis haklı" diye haykırıyor, öbürü "Muhalefet olmadan demokrasi mi olur" diye karşılık veriyor, ben de bitkilerimi sulamayı bırakıp içeri kaçıyorum. Aile sohbetlerinde, geçen bayram sofrasında bile herkes suskunlaşıyor, tek kelime etsen karşı tarafa geçtin sanıyorlar. Bu kutuplaşma yüzünden gündelik hayatımız bir tiyatro sahnesine döndü, ama en azından fesleğenlerim taraf tutmadan büyüyor.
132