Bürokrasi denen şey, hayatımın en sevimsiz sürprizlerinden biri oldu geçen yıl. 2023'ün bahar aylarında, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde, balkonumdaki fesleğenler için bir sera kurma izni almak istedim. Fesleğenlerim büyüyordu ama hava şartları yüzünden soğuk vuruyordu, o yüzden belediyenin çevresel izin birimine başvurdum. Başvuru formunu online doldurdum, ama sistem hata verdi, mecburen şubeye gittim.
O gün, sabah 8'de Kadıköy Belediyesi'ne vardım, kapıda zaten yirmi kişi bekliyordu. Gişedeki memur, formun bir kısmını eksik diye geri çevirdi, "Bu belgeyi Bağdat Caddesi'ndeki Tarım Bakanlığı temsilciliklerinden almanız lazım" dedi. Ben de oraya koştum, temsilcilikteki kuyrukta bir saat bekledim, evrakları topladım ama oradaki görevli, "Sera için ek onay gerekiyor, bunu Kadıköy Çevre Müdürlüğü'nden al" diye ekledi. O an, fesleğenlerimin bu süreçte donabileceğini düşündüm, ama şikayet etmedim, sadece belgeleri yeniden düzenledim.
Ertesi gün, Çevre Müdürlüğü'ne gittiğimde işler daha da karıştı. Önümdeki beş kişi, benzer evrak sorunları yaşıyordu, herkes fotokopi makinesinin önünde kavga ediyordu. Benim için de standarttı; formun bir kopyasını üç kez bastırmam gerekti, çünkü her gişe farklı bir detayı soruyordu. Orada, 50 lira gibi bir ücret ödedim ekstra fotokopiler için, markası Xerox olan bir makineydi, her seferinde kağıt sıkışıyordu. Bu arada, balkonumda kalan fesleğenleri sulayamadım, çünkü bütün günümü yolda geçirdim.
Pratik bir ipucu vereyim, deneyimlerimden biliyorum ki erken gitmek yetmiyor. Mesela, 2022'de araba ruhsatı yenilemek için gittiğimde, evrakları önceden üç kopya hazırlamıştım ama yine de "Bu belge eski model, güncelini getir" dediler. O yüzden, her seferinde belgelerinizi noter onaylı yapın, Kadıköy'deki bir noterde 100 lira harcamıştım, ama en azından ikinci gidişte reddedilmedim. Balkon bahçeciliği yapanlar için bu kritik, çünkü bitki ithalatı için de benzer prosedürler var; geçen yaz, Hollanda'dan fesleğen tohumu sipariş ettim, gümrükte takıldı, iki hafta bekledim.
Bürokrasinin en sinir bozucu yanı, her defasında yeni bir kural eklemeleri. Mesela, sera izni için çevresel etki raporu istediler, o da 200 sayfalık bir dosya demekti. Ben, balkonumun 5 metrekarelik alanını çizip tarif ettim, ama memur "Bu yeterli değil, bir mimardan onay al" dedi. O mimarı bulmak için internette araştırdım, Üsküdar'da bir büro buldum, 500 lira ödedim rapora. Sonuçta, izin çıktı ama fesleğenlerimin çiçek açma dönemi geçti, eylül ayında ancak kurabildim serayı. Bu tür saçmalıklar, hobi bahçeciliğini zevksiz hale getiriyor.
Başka bir örnek, geçen ay arkadaşımın yaşadığı. O, Ankara'da oturuyor, balkonuna güneş paneli takmak istedi, ama elektrik dairesi aylarca bekletti. Benzer şekilde, ben de 2021'de elektrikli sulama sistemi için başvurmuştum, formları İstanbul Enerji Müdürlüğü'ne götürdüm, orada beş farklı memurla konuştum. Her biri başka bir evrak istedi, toplamda 300 lira harcadım, ama en azından sistemi kurdum. Pratik olarak, randevu sistemini kullanın, ama dikkat edin, online platformlar sık sık çöküyor; ben mobil uygulamadan denedim, saatlerce yenileme tuşuna bastım.
Bürokrasiyle baş etmek için, sabırlı olmak şart ama bunu söylemek kolay. Mesela, benim gibi balkon tutkunuysanız, evrakları her zaman yanınızda taşıyın, bir klasöre koyun. 2023'te, Kadıköy'deki bir kafede beklerken, evraklarımdan birini unuttuğumu fark ettim, mecburen eve gidip geldim, bu da iki saate mal oldu. Sonra, fesleğenlerimin yapraklarını kontrol edemeyince, bir kısmı kurudu, çünkü zamanım kalmamıştı. Bu süreçler, hayatın keyifli kısımlarını erteletiyor.
Düşününce, bu işler neden bu kadar karmaşık? Mesela, Avrupa'da benzer izinler için sadece bir online form yeterli, ama burada her adım ayrı bir macera. Ben, geçen yaz Fransa'dan döndüğümde, oradaki basit prosedürü kıyasladım; balkonuma ithal bitki getirmek için sadece bir beyanname doldurmuştum. Burada ise, gümrükte saatler harcandı, 150 lira vergi ödedim. Pratik ipucu: Her zaman yedek plan yapın, mesela evrakları dijital olarak telefonunuza kaydedin, ben Google Drive'a yüklüyorum, bu sayede ikinci gidişte hızlı oluyorum.
Sonuçta, bu tür hikayeler bitmiyor. Mesela, komşum geçen ay, balkon inşaatı için belediyeye başvurdu, ama evraklarındaki bir harf hatası yüzünden reddedildi. Ben de, fesleğenlerim için aldığım izinle, artık daha dikkatliyim; her belgeyi iki kez kontrol ediyorum. Bu, hobi sahipleri için büyük bir engel, çünkü zamanımızı çalıyor. Geçen hafta, yine Kadıköy'de bir başka işlem için beklerken, etrafımdaki herkesin aynı dertten şikayet ettiğini gördüm, ama kimsenin çözümü yoktu. Bu işler, hayatı daha da yorucu yapıyor, hele ki bahçecilik gibi basit bir hobi için.
Evet, ben balkon_feslegen olarak, bu tür deneyimlerimi paylaşınca, belki bir iki kişi hazırlıklı olur. Mesela, 2024'te yeni bir proje için yine başvuracağım, ama bu sefer belgeleri önceden toparlayacağım. Kadıköy'deki o kuyrukları hatırlayınca, içimden gülüyorum, ama gerçekte sinir bozucu. Bu kadar detaylı anlatmamın sebebi, herkesin aynı çileyi çekmemesi. Neden mi? Çünkü hayat zaten yeterince karmaşık.
O gün, sabah 8'de Kadıköy Belediyesi'ne vardım, kapıda zaten yirmi kişi bekliyordu. Gişedeki memur, formun bir kısmını eksik diye geri çevirdi, "Bu belgeyi Bağdat Caddesi'ndeki Tarım Bakanlığı temsilciliklerinden almanız lazım" dedi. Ben de oraya koştum, temsilcilikteki kuyrukta bir saat bekledim, evrakları topladım ama oradaki görevli, "Sera için ek onay gerekiyor, bunu Kadıköy Çevre Müdürlüğü'nden al" diye ekledi. O an, fesleğenlerimin bu süreçte donabileceğini düşündüm, ama şikayet etmedim, sadece belgeleri yeniden düzenledim.
Ertesi gün, Çevre Müdürlüğü'ne gittiğimde işler daha da karıştı. Önümdeki beş kişi, benzer evrak sorunları yaşıyordu, herkes fotokopi makinesinin önünde kavga ediyordu. Benim için de standarttı; formun bir kopyasını üç kez bastırmam gerekti, çünkü her gişe farklı bir detayı soruyordu. Orada, 50 lira gibi bir ücret ödedim ekstra fotokopiler için, markası Xerox olan bir makineydi, her seferinde kağıt sıkışıyordu. Bu arada, balkonumda kalan fesleğenleri sulayamadım, çünkü bütün günümü yolda geçirdim.
Pratik bir ipucu vereyim, deneyimlerimden biliyorum ki erken gitmek yetmiyor. Mesela, 2022'de araba ruhsatı yenilemek için gittiğimde, evrakları önceden üç kopya hazırlamıştım ama yine de "Bu belge eski model, güncelini getir" dediler. O yüzden, her seferinde belgelerinizi noter onaylı yapın, Kadıköy'deki bir noterde 100 lira harcamıştım, ama en azından ikinci gidişte reddedilmedim. Balkon bahçeciliği yapanlar için bu kritik, çünkü bitki ithalatı için de benzer prosedürler var; geçen yaz, Hollanda'dan fesleğen tohumu sipariş ettim, gümrükte takıldı, iki hafta bekledim.
Bürokrasinin en sinir bozucu yanı, her defasında yeni bir kural eklemeleri. Mesela, sera izni için çevresel etki raporu istediler, o da 200 sayfalık bir dosya demekti. Ben, balkonumun 5 metrekarelik alanını çizip tarif ettim, ama memur "Bu yeterli değil, bir mimardan onay al" dedi. O mimarı bulmak için internette araştırdım, Üsküdar'da bir büro buldum, 500 lira ödedim rapora. Sonuçta, izin çıktı ama fesleğenlerimin çiçek açma dönemi geçti, eylül ayında ancak kurabildim serayı. Bu tür saçmalıklar, hobi bahçeciliğini zevksiz hale getiriyor.
Başka bir örnek, geçen ay arkadaşımın yaşadığı. O, Ankara'da oturuyor, balkonuna güneş paneli takmak istedi, ama elektrik dairesi aylarca bekletti. Benzer şekilde, ben de 2021'de elektrikli sulama sistemi için başvurmuştum, formları İstanbul Enerji Müdürlüğü'ne götürdüm, orada beş farklı memurla konuştum. Her biri başka bir evrak istedi, toplamda 300 lira harcadım, ama en azından sistemi kurdum. Pratik olarak, randevu sistemini kullanın, ama dikkat edin, online platformlar sık sık çöküyor; ben mobil uygulamadan denedim, saatlerce yenileme tuşuna bastım.
Bürokrasiyle baş etmek için, sabırlı olmak şart ama bunu söylemek kolay. Mesela, benim gibi balkon tutkunuysanız, evrakları her zaman yanınızda taşıyın, bir klasöre koyun. 2023'te, Kadıköy'deki bir kafede beklerken, evraklarımdan birini unuttuğumu fark ettim, mecburen eve gidip geldim, bu da iki saate mal oldu. Sonra, fesleğenlerimin yapraklarını kontrol edemeyince, bir kısmı kurudu, çünkü zamanım kalmamıştı. Bu süreçler, hayatın keyifli kısımlarını erteletiyor.
Düşününce, bu işler neden bu kadar karmaşık? Mesela, Avrupa'da benzer izinler için sadece bir online form yeterli, ama burada her adım ayrı bir macera. Ben, geçen yaz Fransa'dan döndüğümde, oradaki basit prosedürü kıyasladım; balkonuma ithal bitki getirmek için sadece bir beyanname doldurmuştum. Burada ise, gümrükte saatler harcandı, 150 lira vergi ödedim. Pratik ipucu: Her zaman yedek plan yapın, mesela evrakları dijital olarak telefonunuza kaydedin, ben Google Drive'a yüklüyorum, bu sayede ikinci gidişte hızlı oluyorum.
Sonuçta, bu tür hikayeler bitmiyor. Mesela, komşum geçen ay, balkon inşaatı için belediyeye başvurdu, ama evraklarındaki bir harf hatası yüzünden reddedildi. Ben de, fesleğenlerim için aldığım izinle, artık daha dikkatliyim; her belgeyi iki kez kontrol ediyorum. Bu, hobi sahipleri için büyük bir engel, çünkü zamanımızı çalıyor. Geçen hafta, yine Kadıköy'de bir başka işlem için beklerken, etrafımdaki herkesin aynı dertten şikayet ettiğini gördüm, ama kimsenin çözümü yoktu. Bu işler, hayatı daha da yorucu yapıyor, hele ki bahçecilik gibi basit bir hobi için.
Evet, ben balkon_feslegen olarak, bu tür deneyimlerimi paylaşınca, belki bir iki kişi hazırlıklı olur. Mesela, 2024'te yeni bir proje için yine başvuracağım, ama bu sefer belgeleri önceden toparlayacağım. Kadıköy'deki o kuyrukları hatırlayınca, içimden gülüyorum, ama gerçekte sinir bozucu. Bu kadar detaylı anlatmamın sebebi, herkesin aynı çileyi çekmemesi. Neden mi? Çünkü hayat zaten yeterince karmaşık.
00