Ben 58 yaşındayım, aktar dükkanımda her gün defne yaprağıyla çay demlerken, bir yandan da geçen yaz Marmaris'teki o kalabalık plajda yüzme öğrenmeye çalışınca hayatımın en komik hatasını yaptım. Hani derler ya, "yaşın geçti mi suya girme", ben de girdim ama ilk denemede dalgalarla boğuşurken, yanımda güneşlenen 20'liklere "siz neyin peşindesiniz" diye bağırmak istedim. Temmuz 2023'te, o sıcakta kiraladık o şişme simidi, eğitmen "rahat ol" dedi, ben rahat olamadım, su yutup öksürürken etrafımdaki çocuklara ben de şaka gibi geldim.
Neyse ki oğlum, 25 yaşında mühendis, beni teşvik etti, "Anne, sen fesleğenleri nasıl büyütüyorsun, suyu da öyle sev" dedi, güldüm ama içimden "ulan ben suda bir fesleğen gibi batıyorum" diye geçirdim. İlk dersimde, plajın en sığ yerinde, bir saat boyunca kollarımı çevirmeye çalıştım, sonunda ancak 5 metre ilerleyebildim, o da yüzerek değil, çırpınarak. Eğitmenin adı Ali'ydi, adam 30'larında, bana "kolay iş bu" dedi, ben "kolay mı, sen 50'lerinde dene" diye mırıldandım. Sonra bir gün, denizin ortasında balıkları gördüm, ama ben daha kendi başıma duramıyordum, o balıklar bana bakıp "bu teyze ne yapıyor" der gibiydi.
Yaş meselesi tamamen uydurma, geçenlerde tanıdık bir doktor arkadaşıma sordum, "ne yaştan sonra riskli" dedim, o da güldü "senin gibi aktar teyzeler için hiç risk yok, sadece eğlence" yanıtını verdi. Ama ben 40'larında olanlara bakıyorum, hâlâ kenarda duruyorlar, "yaşım geçti" bahanesiyle, oysa ben 58'de öğrendim diye şimdi her tatilde denize atlıyorum. Geçen hafta, evdeki o eski şişme yelekle pratiğimi yaptım, markası o ucuz Çin malı olanlardan, hava kararınca bile denemeye devam ettim. İnsanlar "yüzme mi öğreniyorsun hâlâ" diyor, ben de "evet, ve senden daha iyi yüzüyorum" diye cevap veriyorum, ama içimden gülüyorum, çünkü gerçekte hâlâ biraz komik duruyorum. İşte böyle, suyun içinde bir aktar teyze olarak, hayatın bu kısmını da çözdüm. Bu arada, geçen seferki gibi boğulma korkusu yaşamadım, ama bir daha simit olmadan girmem. yaş mevzuu değil, cesaretin varsa her şey mümkün. Bu yaz, sen de dene, bak gör.
Neyse ki oğlum, 25 yaşında mühendis, beni teşvik etti, "Anne, sen fesleğenleri nasıl büyütüyorsun, suyu da öyle sev" dedi, güldüm ama içimden "ulan ben suda bir fesleğen gibi batıyorum" diye geçirdim. İlk dersimde, plajın en sığ yerinde, bir saat boyunca kollarımı çevirmeye çalıştım, sonunda ancak 5 metre ilerleyebildim, o da yüzerek değil, çırpınarak. Eğitmenin adı Ali'ydi, adam 30'larında, bana "kolay iş bu" dedi, ben "kolay mı, sen 50'lerinde dene" diye mırıldandım. Sonra bir gün, denizin ortasında balıkları gördüm, ama ben daha kendi başıma duramıyordum, o balıklar bana bakıp "bu teyze ne yapıyor" der gibiydi.
Yaş meselesi tamamen uydurma, geçenlerde tanıdık bir doktor arkadaşıma sordum, "ne yaştan sonra riskli" dedim, o da güldü "senin gibi aktar teyzeler için hiç risk yok, sadece eğlence" yanıtını verdi. Ama ben 40'larında olanlara bakıyorum, hâlâ kenarda duruyorlar, "yaşım geçti" bahanesiyle, oysa ben 58'de öğrendim diye şimdi her tatilde denize atlıyorum. Geçen hafta, evdeki o eski şişme yelekle pratiğimi yaptım, markası o ucuz Çin malı olanlardan, hava kararınca bile denemeye devam ettim. İnsanlar "yüzme mi öğreniyorsun hâlâ" diyor, ben de "evet, ve senden daha iyi yüzüyorum" diye cevap veriyorum, ama içimden gülüyorum, çünkü gerçekte hâlâ biraz komik duruyorum. İşte böyle, suyun içinde bir aktar teyze olarak, hayatın bu kısmını da çözdüm. Bu arada, geçen seferki gibi boğulma korkusu yaşamadım, ama bir daha simit olmadan girmem. yaş mevzuu değil, cesaretin varsa her şey mümkün. Bu yaz, sen de dene, bak gör.
110