istanbul’da yaşamanın en zor tarafı bence o bitmeyen kaotik enerji. bir an olsun durulmayan, nefes aldırmayan bir tempo var. geçen cumartesi nişantaşı’nda bir kahve içeyim dedim, masaya oturur oturmaz yan masadaki kadınların yüksek sesli dedikodusu, arkadan gelen kornalar, bir de tepemde dikilen vale… sanki her şey aynı anda bağırıyor gibiydi. kendime ait, sakin bir an bulmak imkansız. güzellik rutinim için aldığım o pahalı kremleri sürmeye bile fırsat bulamıyorum, günün sonunda sadece yorgunluktan uyuyakalıyorum. bu şehir, insanı sürekli bir şeye yetişmeye zorluyor, kendi içinde kaybolup gidiyorsun.
80