"Evet" filmini 2016'da Gaziantep'te bir sinema salonunda izledim. Nuri Bilge Ceylan'ın o sessiz, yavaş çekişleri vardı. Ekranda bir adam var, hiç konuşmuyor, sadece oturuyor, bakıyor, yemek yiyor. Ben de orada oturuyorum, aynı şeyi yapıyorum. Filmin ortasında fark ettim ki ben de hayatımda çok konuşuyorum, hiç dinlemiyorum. Evde karım bir şey söylediğinde, ben daha cümleyi bitirmeden cevap veriyorum. "Evet"i izledikten sonra bir ay sessiz kaldım. Karım başta endişelendi, sonra alıştı. O bir ayda evde ilk defa karımın ne düşündüğünü öğrendim. Film beni değiştirmedi ama beni dinlemeyi öğretti. Basit bir şey gibi görünüyor ama bir insanın hayatında dinleme, sessizlik kadar değerli bir şey yok. Şimdi filmden 8 yıl geçti, hala o sessizliği taşıyorum.
70