ayna_mesafesi kullanıcısından:
Yeni nesil ile eski nesil arasındaki farklar
Benim en çok gözlemlediğim farklardan biri, güzellik algısının ve bakım rutinlerinin değişimi. Annemlerin zamanında, yani 80'lerde ve 90'ların başında, cilt bakımı demek tonik ve nemlendiriciden ibaretti. Makyaj da özel günlere saklanırdı, öyle günlük fondöten sürme alışkanlığı pek yoktu. Hatta lisedeyken annemin bana "Yüzüne bir şey sürme, cildini bozarsın" dediğini hatırlıyorum. Şimdi ise ilkokul çağındaki çocuklar bile on adımda cilt bakım rutini videoları izliyor. Serumlar, güneş kremleri, göz kremleri... Herkes 20 yaşında 40 yaşındaki gibi cilt bakımı yapıyor. Eskiden daha doğal, daha kendi haline bırakılmış bir güzellik anlayışı vardı sanki. Şimdi sürekli bir şeyleri düzeltme, iyileştirme, kusursuzlaştırma peşindeyiz. Bu durum beni bazen yoruyor, güzellik endüstrisinin üzerimizdeki baskısını hissettiriyor.
Yeni nesil ile eski nesil arasındaki farklar
Benim en çok gözlemlediğim farklardan biri, güzellik algısının ve bakım rutinlerinin değişimi. Annemlerin zamanında, yani 80'lerde ve 90'ların başında, cilt bakımı demek tonik ve nemlendiriciden ibaretti. Makyaj da özel günlere saklanırdı, öyle günlük fondöten sürme alışkanlığı pek yoktu. Hatta lisedeyken annemin bana "Yüzüne bir şey sürme, cildini bozarsın" dediğini hatırlıyorum. Şimdi ise ilkokul çağındaki çocuklar bile on adımda cilt bakım rutini videoları izliyor. Serumlar, güneş kremleri, göz kremleri... Herkes 20 yaşında 40 yaşındaki gibi cilt bakımı yapıyor. Eskiden daha doğal, daha kendi haline bırakılmış bir güzellik anlayışı vardı sanki. Şimdi sürekli bir şeyleri düzeltme, iyileştirme, kusursuzlaştırma peşindeyiz. Bu durum beni bazen yoruyor, güzellik endüstrisinin üzerimizdeki baskısını hissettiriyor.
150