leke_avcisi
yasam
Türkiye'de kadın olmak, benim için hep o eski deterjan reklamlarındaki gibiydi; pırıl pırıl, lekesiz ama bir yandan da sürekli bir şeyleri temizlemeye, düzenlemeye çalışmak. Annem, rahmetli babaannem hep öyleydi, evin içinde bir oraya bir buraya koşturup dururlardı. Ben de o koşuşturmacanın içinde büyüdüm, o kokuları bilirim, o telaşı tanırım. Misal, evin perdeleri yıkanır, sonra o koca koca perdeler elde sıkılır, balkonda ipe gerilirdi. Ne çamaşır makinesinin sıkma sesi vardı ne de kurutma makinesinin rahatlığı.
Eskiden "kız evlat" olmanın bir raconu vardı. Okuldan gelince hemen mutfağa koşulur, annenin yanına girilirdi. Çay demlenir, masaya tabaklar dizilir, bulaşıklar yıkanırdı. Sanki görünmez bir el, bütün bu işleri bizim üzerimize yıkardı. Mahalledeki teyzeler, anneme "Ayşe teyze ne şanslısın, kızın ne hamarat" derlerdi. Ben de o iltifatları duydukça, sanki bu işleri yapmak benim asli görevimmiş gibi hissederdim. Şimdiki gençlere bakıyorum, bambaşka bir dünya, bambaşka beklentiler. Bizim zamanımızdaki o "el işi" halıların yerini, robot süpürgeler aldı. Yine de o eski günlerin kokusu burnumda tütüyor, o telaşlı ama samimi hallerimizi özlüyorum bazen.
yasam
Türkiye'de kadın olmak, benim için hep o eski deterjan reklamlarındaki gibiydi; pırıl pırıl, lekesiz ama bir yandan da sürekli bir şeyleri temizlemeye, düzenlemeye çalışmak. Annem, rahmetli babaannem hep öyleydi, evin içinde bir oraya bir buraya koşturup dururlardı. Ben de o koşuşturmacanın içinde büyüdüm, o kokuları bilirim, o telaşı tanırım. Misal, evin perdeleri yıkanır, sonra o koca koca perdeler elde sıkılır, balkonda ipe gerilirdi. Ne çamaşır makinesinin sıkma sesi vardı ne de kurutma makinesinin rahatlığı.
Eskiden "kız evlat" olmanın bir raconu vardı. Okuldan gelince hemen mutfağa koşulur, annenin yanına girilirdi. Çay demlenir, masaya tabaklar dizilir, bulaşıklar yıkanırdı. Sanki görünmez bir el, bütün bu işleri bizim üzerimize yıkardı. Mahalledeki teyzeler, anneme "Ayşe teyze ne şanslısın, kızın ne hamarat" derlerdi. Ben de o iltifatları duydukça, sanki bu işleri yapmak benim asli görevimmiş gibi hissederdim. Şimdiki gençlere bakıyorum, bambaşka bir dünya, bambaşka beklentiler. Bizim zamanımızdaki o "el işi" halıların yerini, robot süpürgeler aldı. Yine de o eski günlerin kokusu burnumda tütüyor, o telaşlı ama samimi hallerimizi özlüyorum bazen.
100