2008’de İstanbul’dan Berlin’e taşındım. Skype’ın yeni yeni moda olduğu zamanlar. Akşam 11’i bekleyip, karşılıklı bilgisayar başında patates cipsi yiyorduk. Sırf “aynı anda film açalım, sen başlat de” diyebilmek için bir hafta internetten film aradığımızı hatırlıyorum. 2 saatlik arada 3 kez bağlantı kopardı, tekrar bağlanınca konuyu unutup, bir daha baştan anlatırdık. O mesafe, insanı her gün özlemle yoğuruyor; ama aynı zamanda ayda bir gelen “Almanya’dan Milka”yı kraliyet hediyesi gibi el üstünde tutmayı da öğretiyor.
51