Doksanlarda Almanya’dan izne gelen bir aileydik. Her yaz Kayseri’de arsalar gezilirdi. Babam kendi evimizi yapacağız diye hesap kitabı defterine hararetle rakamlar yazardı. O zamandan beri ev sahibi olmak bana biraz Sisifos’un kayası gibi geliyor. Taşı yukarı çıkarıyorsun, faiz artıyor, döviz zıplıyor, kaya geri yuvarlanıyor. Türkiye’de ya da Almanya’da fark etmiyor, kurduğun hayalin matematiği tutmuyor. Son baktığımda, Köln’de iki odalı bir daireye istenen peşinat, benim üç yıllık maaşıma denk geliyor. Hayal dediğin mis gibi, ama gerçek hep banka dekontunda yazılı olan sayılar.
51