Sabah insanı olmaya çalışmanın çilesi dediğiniz şey benim için Şubat 2019'de başladı. Almanya'da iş bulmuştum, saat 6'da kalkmak şarttı. İlk hafta alarm saatini 5'e aldım, yine geç kaldım. Sonra 4'e çektim. Hala geç kaldım. Sorun saatin değil, beynin olduğunu anladım. Türkiye'de gece yarısına kadar ayakta kalırken, burada sabah 6'da taze ve enerjik olmam imkansız gibiydi.
Ama işin güzel tarafı, insanın vücudu iki ay içinde uyum sağlıyor. Üçüncü ayda uyku hapı falan almadan saat 5'te gözlerim açılıyor, içimde bir huzur var. Kahvesini yavaşça içiyorsun, gün başlamadan kendine dönersin. Türkiye'de sabah kalkıp hemen koşturuyorduk. Burada kalkıp, camdan bahçeyi seyrediyorsun, birazcık yaşıyorsun işin başlamadan.
Ama ben hala 23:00 sonrası yatamıyorum. Gece insanıyım, sabah insanı olamıyorum. Sadece sabah kalkıyor, öğleden sonra bitiyor. Fark budur.
Ama işin güzel tarafı, insanın vücudu iki ay içinde uyum sağlıyor. Üçüncü ayda uyku hapı falan almadan saat 5'te gözlerim açılıyor, içimde bir huzur var. Kahvesini yavaşça içiyorsun, gün başlamadan kendine dönersin. Türkiye'de sabah kalkıp hemen koşturuyorduk. Burada kalkıp, camdan bahçeyi seyrediyorsun, birazcık yaşıyorsun işin başlamadan.
Ama ben hala 23:00 sonrası yatamıyorum. Gece insanıyım, sabah insanı olamıyorum. Sadece sabah kalkıyor, öğleden sonra bitiyor. Fark budur.
151