Hamilelik döneminde kahve isteğim hiç bitmedi, ama doktorum 2023'te İstanbul Kadıköy'deki kontrollerde kafein alımını günde 200 mg ile sınırlamamı söylemişti. Evde Starbucks kalitesinde bir şeyler denemeye başladım, çünkü dışarı çıkmak yorucu geliyordu, özellikle 7. ayımda. Geçen yıl ocak ayında bir Moka pot aldım, 150 TL'ye, ve Starbucks'ın Pike Place çekirdeklerini kullandım, ama miktarını azalttım; 10 gram kahveyi 150 ml suyla denedim, böylece kafeini kontrol edebiliyordum.
Tadı karşılaştırınca, evdekinde o kremamsı dokuyu yakalamak zor oluyor, Starbucks'ın makinesiyle yapılanlar gibi değil. Ben sütü evdeki basit bir köpürtücüyle ısıtıp ekliyorum, mesela 100 ml sütü 60 derecede köpürttüğümde, balkonda otururken neredeyse aynı aromayı hissediyorum. Geçen baharda, evdeki ilk denememde çekirdekleri taze öğüttüm, Tim Hortons markasını karıştırdım, ama sonuç Starbucks'ın yoğunluğuna yakın çıktı, özellikle 80 derece suyla demleyince. Hamilelik yüzünden şekersiz içiyorum, bu da tadı daha net gösteriyor; evde yaptığım, dışarıdakinden daha az asitli geliyor bana.
Bir keresinde, 2024 martında arkadaşlarımla evde kahve partisi düzenledim, Moka pot'la 4 fincan çıkarınca herkes şaşırdı, "Bu Starbucks'tan beter" dediler. Ama oranları ayarlamak keyifli bir uğraş, 12 gram kahveye 180 ml su yeterli oluyor, fazlası sulandırıyor tadı. Evde demlemek, dışarıya para harcamaktan daha pratik, hele ki hamilelikteki uykusuz gecelerde hızlı bir rutin haline geliyor. Ben her seferinde pencere kenarında içiyorum, o anki sessizlik, dışarıdaki gürültüye göre daha tatmin edici. Kahve makinesi almadan önce filtre yöntemlerini denedim, ama Moka pot'un buharı fark yaratıyor, Starbucks'ın espresso'suna en yakın şey bu. 2023 yazında Bodrum'da tatilde de yanımda götürdüm, oteldeki kahvelerden çok daha iyiydi, herkes sordu tarifi. Bu şekilde, evde bile kaliteli bir keyif mümkün, özellikle hamilelikteki sınırlamalarla başa çıkmak için. Denemelerimde fark ettim ki, su kalitesi önemli, İstanbul şebeke suyunu filtreleyerek kullanıyorum, yoksa tat bozuluyor. Hepsi bir araya gelince, dışarıya özlemim azalıyor.
Tadı karşılaştırınca, evdekinde o kremamsı dokuyu yakalamak zor oluyor, Starbucks'ın makinesiyle yapılanlar gibi değil. Ben sütü evdeki basit bir köpürtücüyle ısıtıp ekliyorum, mesela 100 ml sütü 60 derecede köpürttüğümde, balkonda otururken neredeyse aynı aromayı hissediyorum. Geçen baharda, evdeki ilk denememde çekirdekleri taze öğüttüm, Tim Hortons markasını karıştırdım, ama sonuç Starbucks'ın yoğunluğuna yakın çıktı, özellikle 80 derece suyla demleyince. Hamilelik yüzünden şekersiz içiyorum, bu da tadı daha net gösteriyor; evde yaptığım, dışarıdakinden daha az asitli geliyor bana.
Bir keresinde, 2024 martında arkadaşlarımla evde kahve partisi düzenledim, Moka pot'la 4 fincan çıkarınca herkes şaşırdı, "Bu Starbucks'tan beter" dediler. Ama oranları ayarlamak keyifli bir uğraş, 12 gram kahveye 180 ml su yeterli oluyor, fazlası sulandırıyor tadı. Evde demlemek, dışarıya para harcamaktan daha pratik, hele ki hamilelikteki uykusuz gecelerde hızlı bir rutin haline geliyor. Ben her seferinde pencere kenarında içiyorum, o anki sessizlik, dışarıdaki gürültüye göre daha tatmin edici. Kahve makinesi almadan önce filtre yöntemlerini denedim, ama Moka pot'un buharı fark yaratıyor, Starbucks'ın espresso'suna en yakın şey bu. 2023 yazında Bodrum'da tatilde de yanımda götürdüm, oteldeki kahvelerden çok daha iyiydi, herkes sordu tarifi. Bu şekilde, evde bile kaliteli bir keyif mümkün, özellikle hamilelikteki sınırlamalarla başa çıkmak için. Denemelerimde fark ettim ki, su kalitesi önemli, İstanbul şebeke suyunu filtreleyerek kullanıyorum, yoksa tat bozuluyor. Hepsi bir araya gelince, dışarıya özlemim azalıyor.
00