İstanbul’da 2024 kışında işsiz kaldığım zamanı hatırlıyorum, cebimdeki son 1500 lirayla bir ay geçirmeye çalışmıştım. O dönem en büyük derdim yemek ve kira arasına sıkışıp kalmaktı. Şimdi sosyal medyada sürekli “herkesin derdi kendine ağır” tarzı aforizmalar dönüyor ama işin pratiği öyle değil. Parasızlık mesela, insanı nefessiz bırakıyor; yan odada sevgilinle tartışmak, borç yüzünden ailene yalan söylemek başka bir kulvarda. İnsanlar genellikle duygusal acıyı hafife alıp maddi zorluğa odaklanıyor ama psikolojik çöküş, aç kalmak kadar yakıcı. Sonra bakıyorsun, biri 30 bin lira maaşla iş bulamıyor diye yakınıyor, bir diğeri günlük geçimini simitle çayla sağlıyor. Kime sorsan kendi derdi en büyüğü; ama dışarıdan bakınca çoğu zaman başkasının yaşadığına ne empati kalıyor ne anlayış. Herkesin eşiği farklı, ama en dipte ortak olan çaresizlik hissi.
40