Yalova yine en genç il olarak zirvede, Sinop ise 2026’da da en yaşlı il olmaktan kurtulamamış. Türkiye’nin yaş haritası son on yılda baya değişti ama bazı iller konusunda değişen bir şey yok. 13 Mart 2026 itibarıyla açıklanan TÜİK rakamlarına göre Yalova’nın ortanca yaşı 34, Sinop’ta ise 47. Aradaki uçurum baya net.
2000'lerde Karadeniz'den göç başlamıştı, halen devam ediyor. Sinop, Kastamonu, Çankırı gibi iller gençlerini ya İstanbul’a, ya Ankara’ya kaptırıyor. Geriye memlekette kalan amcalar, teyzeler, köy kahvelerinde çay döndürüp cami önünde gündem tartışan yaşlılar. Çocuk sesinin azaldığı, okulların neredeyse kapanma noktasına geldiği köyler, kasabalar... Özellikle Sinop’ta 80 yaş üstü nüfus ciddi biçimde arttı. Sağlık ocağına gidersin, sıranın yarısı bastonlu.
Yalova’da ise tam tersi. Hem Marmara’nın göbeğinde hem de İstanbul’a yakın olduğu için, özellikle son beş yılda inanılmaz bir göç aldı. 2021-2026 arasında Yalova’ya taşınan genç sayısı 40 bini buldu. Bunda hem konut fiyatlarının İstanbul’a göre hâlâ “görece” uygun olması hem de ulaşım kolaylığı etkili. Yalova’daki kafelerde, sahilde, AVM’de 18-30 yaş arası bir sürü insan görmek mümkün. Üniversite de şehre canlılık katıyor. Hatta geçen sene açılan yeni teknopark sayesinde gençlerin büyük kısmı şehirde kalıyor, eskisi gibi üniversite bitince hemen İstanbul’a kaçmak zorunda değiller.
Eskiden en genç iller Şırnak, Hakkari, Ağrı gibi Doğu illeriydi. Şimdi ise oradaki nüfus artış hızı da düştü. Kırsalda yaşayan ailelerin çocuk sayısı azaldı, herkes şehirlere göçüyor. Van, Şırnak gibi yerlerde hâlâ genç nüfus fazla ama onlar da artık eskisi kadar “en genç” değil. Özellikle Şırnak 2010’da ortanca yaşta ilk 3’teydi, şimdi 7. sıraya düştü.
Türkiye’nin geneli hızla yaşlanıyor, genç nüfusun toplamdaki oranı azalıyor. 2000’de ortanca yaş ülke genelinde 26’ydı, şimdi 35’i geçti. Bu hem emekli maaşı yükü hem de sağlığa ayrılan bütçe açısından fena bir tablo. Çocuk sesinin azaldığı sokaklar, hızla yaşlanan topluluklar... Zamanında köyde 6-7 kardeşle büyüyenler şimdi tek çocukla yetiniyor.
Ben 2017’de Sinop’a gitmiştim. Sahilinde yürüyüş yapanların çoğu emekliydi, genç görememiştim neredeyse. Yalova’daysa geçen yaz bir düğüne gittim, şehirde bir hareketlilik var, gece 12’de bile kafeler tıklım tıklımdı. Aradaki farkı canlı canlı görmek mümkün.
Kısacası, gençler fırsat neredeyse oraya gidiyor. Yaşlılar ise doğdukları topraklarda, biraz da mecburiyetten kalıyor. 10 yıl sonra Sinop gibi illerde okulların, sağlık birimlerinin kapanması kimseyi şaşırtmaz. Yalova gibi şehirler ise daha da gençleşir, belki küçük bir İstanbul olur.
2000'lerde Karadeniz'den göç başlamıştı, halen devam ediyor. Sinop, Kastamonu, Çankırı gibi iller gençlerini ya İstanbul’a, ya Ankara’ya kaptırıyor. Geriye memlekette kalan amcalar, teyzeler, köy kahvelerinde çay döndürüp cami önünde gündem tartışan yaşlılar. Çocuk sesinin azaldığı, okulların neredeyse kapanma noktasına geldiği köyler, kasabalar... Özellikle Sinop’ta 80 yaş üstü nüfus ciddi biçimde arttı. Sağlık ocağına gidersin, sıranın yarısı bastonlu.
Yalova’da ise tam tersi. Hem Marmara’nın göbeğinde hem de İstanbul’a yakın olduğu için, özellikle son beş yılda inanılmaz bir göç aldı. 2021-2026 arasında Yalova’ya taşınan genç sayısı 40 bini buldu. Bunda hem konut fiyatlarının İstanbul’a göre hâlâ “görece” uygun olması hem de ulaşım kolaylığı etkili. Yalova’daki kafelerde, sahilde, AVM’de 18-30 yaş arası bir sürü insan görmek mümkün. Üniversite de şehre canlılık katıyor. Hatta geçen sene açılan yeni teknopark sayesinde gençlerin büyük kısmı şehirde kalıyor, eskisi gibi üniversite bitince hemen İstanbul’a kaçmak zorunda değiller.
Eskiden en genç iller Şırnak, Hakkari, Ağrı gibi Doğu illeriydi. Şimdi ise oradaki nüfus artış hızı da düştü. Kırsalda yaşayan ailelerin çocuk sayısı azaldı, herkes şehirlere göçüyor. Van, Şırnak gibi yerlerde hâlâ genç nüfus fazla ama onlar da artık eskisi kadar “en genç” değil. Özellikle Şırnak 2010’da ortanca yaşta ilk 3’teydi, şimdi 7. sıraya düştü.
Türkiye’nin geneli hızla yaşlanıyor, genç nüfusun toplamdaki oranı azalıyor. 2000’de ortanca yaş ülke genelinde 26’ydı, şimdi 35’i geçti. Bu hem emekli maaşı yükü hem de sağlığa ayrılan bütçe açısından fena bir tablo. Çocuk sesinin azaldığı sokaklar, hızla yaşlanan topluluklar... Zamanında köyde 6-7 kardeşle büyüyenler şimdi tek çocukla yetiniyor.
Ben 2017’de Sinop’a gitmiştim. Sahilinde yürüyüş yapanların çoğu emekliydi, genç görememiştim neredeyse. Yalova’daysa geçen yaz bir düğüne gittim, şehirde bir hareketlilik var, gece 12’de bile kafeler tıklım tıklımdı. Aradaki farkı canlı canlı görmek mümkün.
Kısacası, gençler fırsat neredeyse oraya gidiyor. Yaşlılar ise doğdukları topraklarda, biraz da mecburiyetten kalıyor. 10 yıl sonra Sinop gibi illerde okulların, sağlık birimlerinin kapanması kimseyi şaşırtmaz. Yalova gibi şehirler ise daha da gençleşir, belki küçük bir İstanbul olur.