2005 yılında babamın eski Sony Ericsson K700i'sini aldığımda koruma kılıfı diye bir şey yoktu. Cihaz metal ve plastikten yapılmıştı, ağır geliyordu cebimde. Liseye gidişte çantaya atardım, defterler, kalemler, anahtarlar hepsi aynı yere. Bir gün çantayı ters çevirip boşalttığımda telefon taş döşemeye çakıldı, ekranı direkt cam değildi, plastik bir koruma tabakası vardı. Hiçbir şey olmadı. Dört sene daha kullandım, hatta arkadaşa verdim, o da kullandı.
Şimdi iPhone 13'ü ayakkabıdan kurtarmak için 45 dakika harcıyorum. Ekranı temperli cam, arkası cam, yanları alüminyum. Kılıfsız taşıyamam, koruyucu film yapıştırıyorum, yine de. Geçen ay kameraya hafif bir çizik geldi, tamircide hızlı bir bakışta "ana kart değişecek, 4200 lira" dedi. Eski telefonlarda ekran, tuşlar, ana kart ayrı parçalardı, biri kırılsa diğerleri yaşamaya devam ederdi. Şimdi her şey birbirine yapışmış, bir şey patlayınca cihazın işi bitti demektir. Üretici bu şekilde tasarladığı için değil, seçtiği için böyle.
Şimdi iPhone 13'ü ayakkabıdan kurtarmak için 45 dakika harcıyorum. Ekranı temperli cam, arkası cam, yanları alüminyum. Kılıfsız taşıyamam, koruyucu film yapıştırıyorum, yine de. Geçen ay kameraya hafif bir çizik geldi, tamircide hızlı bir bakışta "ana kart değişecek, 4200 lira" dedi. Eski telefonlarda ekran, tuşlar, ana kart ayrı parçalardı, biri kırılsa diğerleri yaşamaya devam ederdi. Şimdi her şey birbirine yapışmış, bir şey patlayınca cihazın işi bitti demektir. Üretici bu şekilde tasarladığı için değil, seçtiği için böyle.
00