2005’te Adana’da Nokia 1100 almıştım, 220 liraya. O zamanlar elini korkak alıştırmadan yere atıyordun, asfalt mı karo mu fark etmiyor, cihazda çizik bile olmuyordu. Bir defa kasap Ahmet’in dükkanında telefon tezgahtan kıyma makinesinin yanına uçtu, herkes cihaz öldü sandı. Arka kapak fırladı, pil tezgahın altına gitti, ben topladım, yerine taktım, çat diye açıldı. Şimdi iPhone’u yere düşürsem, önce zemini yumuşak mı diye kontrol ediyorum. Eski tuşlu telefonlar deyince aklıma gelen ilk şey: kaba saba ama ölümsüz.
00