Kredi kartı borcu bana hep Sartre’ın özgürlük paradoksunu hatırlatıyor. Bir sabah, İstanbul’da 2021’in başı, hesap ekstresindeki rakama bakarken kendimi hiç bu kadar “seçeneksiz” hissetmemiştim. O an şunu fark ettim: Çoğu borç, aslında gelecekteki özgürlüğümüzü bugünkü isteklerimize rehin bırakmak gibi. Kartı cüzdandan çıkardım, mutfak masasına koydum, bir ay boyunca dokunmadım. Sadece temel ihtiyaçlara yöneldim; alışveriş merkezinin önünden geçerken içeri girmemek bile küçük bir zaferdi. Borcum azaldıkça, geleceğe dair kaygım da hafifledi. Bir nevi öz disiplin pratiği gibi, insanın kendi arzularına mesafe koyması gerekiyor bence. En zoru da tam olarak buydu.
00