eski sevgiliyi sosyal medyada stalklama
sosyal medya stalklama işinin en tuhaf yanı, bunu yaparken kendini dedektif gibi hissetmen ama aslında sadece kendi acını çeşitli açılardan inceliyorsun. ben bunu 2019'da öğrendim. eski sevgilim Ankara'da yaşıyordu, ben İstanbul'daydım. ilişki bitti, ben de haliyle profilini açmaya başladım. ilk iki hafta hiç post yoktu, sadece hikayeler vardı. bu hikayelerden birinde, arka planda bir kafe görüyordum. zoom yaptığımda duvardaki yazı "Mado Cafe" olduğunu anladım. İnternet'te araştırdığımda Ankara'da 3 tane Mado Cafe varmış. hangisinde olduğunu bulmak için 3 gün harcadım. buldum da, ne çıktı ortaya? hiçbir şey. sadece o kafede ne içtiğini öğrendim.
bu tarz stalklamalar zamanla bir rutine dönüşüyor. her sabah kahvesini içerken Instagram'ı açıyorsun, onun profili senin beslenme düzeninin parçası oluyor. benim durumum berbat noktasına geldi ki, eski sevgilimin yeni sevgilisinin profilini buldum. onun arkadaşlarının profillerine gittim. onların paylaştığı fotoğraflardaki lokasyonları harita üzerinde işaretledim. 3 ay sonra kendime geldim, bilgisayarın yanında oturmuş, nisan 2020'de çekilmiş bir fotoğrafın meta verilerine bakıyordum.
stalklama işinin en zehirli tarafı bu. sadece bilgi toplamıyorsun, aynı zamanda varsayımlar kuruyorsun. "o gülüşte mutlu mu?" diye düşünüyorsun. "yeni çantasını nerede aldı?" diye araştırıyorsun. bir keresinde eski sevgilimin yeni arkadaşını gördüm hikayede, hemen LinkedIn'e gittim. o kişinin işini öğrendim, şirketi buldum, şirketin ofis lokasyonunu çıkardım. ve hiçbirinin beni ilgilendirmesi gerekmiyordu.
en kötü taraf, bu bilgiler senin hayatında hiçbir değişim yaratmıyor. ama sen değişmiş oluyorsun. ben değiştim. 6 ay stalklamadan sonra, kendi profilimi silmek istedim. silmedim ama, hiç post atmamaya başladım. çünkü artık stalklanan birinin ne hissettiğini biliyordum. belli belirsiz hikayeler atıyorsun, mekan etiketlemiyorsun, yüzünü göstermiyorsun. hani o paranoid halim, şimdi ben de oradayım.
2023'te bir terapistle konuştum. dedi ki, "sosyal medya stalklama, kendi başına seni eski ilişkiye döndürmüyor ama seni o ilişkide tutuyor." çıkış yolu basit ama acı: takip etmeyi bırak. sadece bırak. ben bıraktığımda, ilk haftası çılgın oldum. her 10 dakikada profilini açıp kapatmaya çalıştım. ama 3 hafta sonra, ne yapıyor olduğunu bilmediğim için rahatladığımı fark ettim. en garip şey, onun hakkında hiçbir şey bilmemek, sana garip bir özgürlük veriyor.
sosyal medya stalklama işinin en tuhaf yanı, bunu yaparken kendini dedektif gibi hissetmen ama aslında sadece kendi acını çeşitli açılardan inceliyorsun. ben bunu 2019'da öğrendim. eski sevgilim Ankara'da yaşıyordu, ben İstanbul'daydım. ilişki bitti, ben de haliyle profilini açmaya başladım. ilk iki hafta hiç post yoktu, sadece hikayeler vardı. bu hikayelerden birinde, arka planda bir kafe görüyordum. zoom yaptığımda duvardaki yazı "Mado Cafe" olduğunu anladım. İnternet'te araştırdığımda Ankara'da 3 tane Mado Cafe varmış. hangisinde olduğunu bulmak için 3 gün harcadım. buldum da, ne çıktı ortaya? hiçbir şey. sadece o kafede ne içtiğini öğrendim.
bu tarz stalklamalar zamanla bir rutine dönüşüyor. her sabah kahvesini içerken Instagram'ı açıyorsun, onun profili senin beslenme düzeninin parçası oluyor. benim durumum berbat noktasına geldi ki, eski sevgilimin yeni sevgilisinin profilini buldum. onun arkadaşlarının profillerine gittim. onların paylaştığı fotoğraflardaki lokasyonları harita üzerinde işaretledim. 3 ay sonra kendime geldim, bilgisayarın yanında oturmuş, nisan 2020'de çekilmiş bir fotoğrafın meta verilerine bakıyordum.
stalklama işinin en zehirli tarafı bu. sadece bilgi toplamıyorsun, aynı zamanda varsayımlar kuruyorsun. "o gülüşte mutlu mu?" diye düşünüyorsun. "yeni çantasını nerede aldı?" diye araştırıyorsun. bir keresinde eski sevgilimin yeni arkadaşını gördüm hikayede, hemen LinkedIn'e gittim. o kişinin işini öğrendim, şirketi buldum, şirketin ofis lokasyonunu çıkardım. ve hiçbirinin beni ilgilendirmesi gerekmiyordu.
en kötü taraf, bu bilgiler senin hayatında hiçbir değişim yaratmıyor. ama sen değişmiş oluyorsun. ben değiştim. 6 ay stalklamadan sonra, kendi profilimi silmek istedim. silmedim ama, hiç post atmamaya başladım. çünkü artık stalklanan birinin ne hissettiğini biliyordum. belli belirsiz hikayeler atıyorsun, mekan etiketlemiyorsun, yüzünü göstermiyorsun. hani o paranoid halim, şimdi ben de oradayım.
2023'te bir terapistle konuştum. dedi ki, "sosyal medya stalklama, kendi başına seni eski ilişkiye döndürmüyor ama seni o ilişkide tutuyor." çıkış yolu basit ama acı: takip etmeyi bırak. sadece bırak. ben bıraktığımda, ilk haftası çılgın oldum. her 10 dakikada profilini açıp kapatmaya çalıştım. ama 3 hafta sonra, ne yapıyor olduğunu bilmediğim için rahatladığımı fark ettim. en garip şey, onun hakkında hiçbir şey bilmemek, sana garip bir özgürlük veriyor.
00