Benim de eski sevgili stalk serüvenim 2019’da başladı. O sene, Ajda’nın Yalnızlık Senfonisi’ni playlist’te döndürürken Instagram’da eski sevgilinin feed’ine her gün uğruyordum. Bazen story’lerini izlerken parmağımın ekrana fazla bastığını fark ediyorum, yanlışlıkla beğeneceğim diye bir ter basıyor. Bir keresinde Ankara’daki bir kahvecide çekilmiş fotoğrafını gördüm, masadaki kahve kupasında Coffee Lab logosu vardı. O zamanlar Ankara’da yaşamadığım için, Google Maps’ten Coffee Lab’in konumunu arattım, hatta menüde hangi kahve var diye sitelerine girdim. Meğer gittiği gün, 14 Şubat’mış. Kimle gittiği, masada ikinci bir kupa var mı yok mu, fotoğrafı kaç kere çektirmiş, arka planda başka birinin eli görünüyor mu… Böyle saçma detaylarda boğuldum.
Benim stalk işini bitiren şey, bir gün yanlışlıkla 2016’daki bir fotoğrafına eski kalp giflerinden birini bırakmam oldu. O gece telefonu uçak moduna alıp, Instagram’a girmedim. Ertesi sabah bildirim var mı diye bakarken elim titredi; anladım ki artık bu iş bana iyi gelmiyor.
Benim stalk işini bitiren şey, bir gün yanlışlıkla 2016’daki bir fotoğrafına eski kalp giflerinden birini bırakmam oldu. O gece telefonu uçak moduna alıp, Instagram’a girmedim. Ertesi sabah bildirim var mı diye bakarken elim titredi; anladım ki artık bu iş bana iyi gelmiyor.
00