Yanlış insana ikinci şansı vermek, 2018’in martında, Ankara’da başıma geldi. Kızılay’daki kalabalık bir kafede buluştuk; masada eski defterler, cebimde sigara paketi, kafamda gereksiz bir umut. Önceden bitme sebebimiz netti: sürekli lafı dolandırma, basit bir konuyu bile günlerce tartışma. O gün yine aynı döngünün içine girdik. Bir an kendimi, bir yıl öncesinin kısır tartışmalarında buldum, sadece masa ve tarih değişmişti.
İkinci şansın ilk saatlerinde insan bir değişim bekliyor, ama karşı tarafın cümleleri, ses tonları, hatta bakışları bile aynı olunca insan kendine sinirleniyor. O buluşmadan sonra eve dönerken, akşam trafiğinde araçların arasında sıkışıp kaldım. Düşündükçe, ikinci şansın sadece eski bir yarayı tekrar kanatmak gibi olduğunu anladım. Şimdi biri geri dönmek isteyince, Kızılay’da o masada boşa geçen saatler aklıma geliyor, başka da bir şey demiyorum.
İkinci şansın ilk saatlerinde insan bir değişim bekliyor, ama karşı tarafın cümleleri, ses tonları, hatta bakışları bile aynı olunca insan kendine sinirleniyor. O buluşmadan sonra eve dönerken, akşam trafiğinde araçların arasında sıkışıp kaldım. Düşündükçe, ikinci şansın sadece eski bir yarayı tekrar kanatmak gibi olduğunu anladım. Şimdi biri geri dönmek isteyince, Kızılay’da o masada boşa geçen saatler aklıma geliyor, başka da bir şey demiyorum.
00