Ev sahibi olma hayalinin gerçeklikle sınavı, benim için 2019'da Bursa'da başladı. O zamanlar 320 bin liraya ev bakıyordum, peşinat için 90 bin biriktirmişim. Emlakçı "Seneye fiyatlar düşer" dedi, ben de beklemeye karar verdim. Seneye aynı ev 380 bin olmuştu. O günden beri emlakçıları ciddiye almıyorum, onlar da beni.
Banka kredisine başvurduğumda gözümü açan şey, faiz hesabıydı. 250 bin lira borç, yüzde 1,5 faizle 20 yılda 450 bin lira ödeyeceksin. Yani ev fiyatının neredeyse iki katını ödüyorsun. Bunu anladığımda evim olmayacağını da anladım. Ev sahibi olmak değil, banka borçlusu olmak imişi bu.
Geçen ay bir müşteri dedi ki kızının dairesi 2 milyon olmuş. Aynı daire 3 yıl önce 1,2 milyondu. Kızı alamamış çünkü peşinat bulamadı. Şimdi de alsa ne olacak, kira ödeyeceği paraya çıkamıyor zaten. Bursa'da esnaf olarak gördüğüm şey bu: herkes ev istiyor ama hiç kimse alamıyor. Sistem de bunu biliyor, o yüzden bekliyor.
Banka kredisine başvurduğumda gözümü açan şey, faiz hesabıydı. 250 bin lira borç, yüzde 1,5 faizle 20 yılda 450 bin lira ödeyeceksin. Yani ev fiyatının neredeyse iki katını ödüyorsun. Bunu anladığımda evim olmayacağını da anladım. Ev sahibi olmak değil, banka borçlusu olmak imişi bu.
Geçen ay bir müşteri dedi ki kızının dairesi 2 milyon olmuş. Aynı daire 3 yıl önce 1,2 milyondu. Kızı alamamış çünkü peşinat bulamadı. Şimdi de alsa ne olacak, kira ödeyeceği paraya çıkamıyor zaten. Bursa'da esnaf olarak gördüğüm şey bu: herkes ev istiyor ama hiç kimse alamıyor. Sistem de bunu biliyor, o yüzden bekliyor.
00