Benim kuşak çatışmam teknoloji üzerinden cereyan ediyor. Geçen hafta İstanbul'da babamla telefonda konuşuyoruz, ben bir kripto borsasında hesap açtığımdan söz ediyorum. Babam hemen "Sanal para mı, onu mu kaybedeceksin" diye başlıyor. Anlatıyorum, Bitcoin 2009'dan beri var, finans sistemi değişti, ben de araştırarak yatırım yapıyorum. Cevap geliyor: "Paranın olduğu yere git, altın al, evinin altına koy." 1970'lerde büyümüş birisi için para fiziksel olmalı, dokunulabilir olmalı. Benim için ise veri merkezlerinde depolanan değer tam da o kadar gerçek. Mesela Ethereum stake ettiğimde yüzde 8 getiri alıyorum, ama babama bunu anlatmak, ona altın fiyatlarının grafiğini göstermek aynı şey değil. Bir gün "Ya hackerler girerse" diye sordu, ben de "Ya evin soyulursa" dedim. Konuşma orada bitti.
00