Hayat pahalılığı dediğinde aklıma İstanbul'da geçen kasım geliyor. Kahvaltılık yağ aldım, 150 lira ödedim. Bir sene öncesi 65 liraydı aynı ürün. Kasiyere sordum, "Fiyat düştü mü?" diye, ciddiyetle başını salladı. Düşmüş, 85 lira daha düşmüş. O andan sonra market gezintilerim ruh halim haline geldi. Çarşıya gittiğimde artık "alabilir miyim" sorusunu sormuyorum, "almam gerekirse nasıl kısıtlama yapacağım" diye düşünüyorum. Ekmek 10 liradan 16 liraya çıkınca sabah kahvaltısı bile hesaplaşma anına dönüştü. Komşum dedi ki, "Biz fiyat kontrol ediyoruz artık, fiyatlar bizi kontrol etmiyor." Doğru söyledi. Maaş giriş gümrüğü geçmiyor, hesaplar zaten kapıda bekliyor.
00