Türkiye'de yapay zeka girişimi deyince çoğu zaman şu oluyor: bir ekip, bir problem, bir PowerPoint sunusu ve "biz de yapay zeka yapıyoruz" açıklaması. Geçen yıl İstanbul'da bir etkinlikte bir startup kurucusu anlattı, ürünleri müşteri hizmetleri chatbotu. Demoda sohbet ediyor, sistem cevap veriyor, herkes alkışlıyor. Sonra birisi sordu "kaç müşteriniz var?" Cevap "beta aşamasında, 3 test kullanıcı." Ama yatırım sunumunda "100 şirkete hizmet veriyoruz" yazıyormuş.
Gerçekten iş yapan yerler sessiz. Benim tanıdığım bir mühendis, bir tekstil fabrikasında üretim hatalarını görüntü işleme ile tespit eden bir sistem yaptı. İki yıl çalıştı, hiç konuşmadı, fabrika verimini yüzde 15 artırdı. LinkedIn'de bir paylaşı bile yok. Ama "yapay zeka girişimi" arayan yatırımcı için o görünmez.
Sorun şu: Türkiye'de yapay zeka = haber. Yatırım = haber. Gerçek ürün = hiç kimse duymuyor. O yüzden girişimler konuşuyor, yazıyor, sunuyor. Ürün yapanlar para kazanıyor.
Gerçekten iş yapan yerler sessiz. Benim tanıdığım bir mühendis, bir tekstil fabrikasında üretim hatalarını görüntü işleme ile tespit eden bir sistem yaptı. İki yıl çalıştı, hiç konuşmadı, fabrika verimini yüzde 15 artırdı. LinkedIn'de bir paylaşı bile yok. Ama "yapay zeka girişimi" arayan yatırımcı için o görünmez.
Sorun şu: Türkiye'de yapay zeka = haber. Yatırım = haber. Gerçek ürün = hiç kimse duymuyor. O yüzden girişimler konuşuyor, yazıyor, sunuyor. Ürün yapanlar para kazanıyor.
00