2008'de İstanbul'da bir meslek lisesine kayıt yaptırdım, o zamanlar temizlik teknolojileri bölümünü seçmiştim. Okulun atölyesinde her sabah deterjan formülleri hazırlıyorduk, bir defasında yanlış oranla karışım yapınca tüm tezgah köpük doldu, arkadaşlarım gülmekten derslere odaklanamadı. Müdürümüz her seferinde "Bu iş hayat kurtarır" diye tekrarlıyordu ama staj bulmak zordu, ben 2010'da bir otelde yer buldum, haftada 40 saat çalışıyordum. Orada asgari ücretin 650 lira olduğu dönemde aldığım maaş ancak ev kiramı karşılıyordu, ekipmanlar Çin malıydı, çabuk bozuluyordu. Sınıf arkadaşlarımdan ikisi, Ali ve Ayşe, mezuniyetten sonra inşaat temizliğinde iş buldu ama kısa sürede vazgeçip marketlerde kasiyer oldu. Ben bir sene daha devam ettim, ev temizlik şirketinde çalıştım, müşterilerden gelen şikayetler yüzünden motive olmak zordu. O yıllarda meslek lisesi diploması iş başvurularında avantaj gibi görünse de, çoğu firma usta seviyesinde eleman istiyordu, ben de kendi temizlik işimi kurmak için ekstra kurslara gittim. 2012'de kendi aracımı alıp evlere hizmet vermeye başladım, o zamanlar aklıma gelmeyen detaylar hayatımı değiştirdi, örneğin doğru deterjan seçimiyle müşteri memnuniyetini artırdım. Arkadaşlarımın çoğu hala düşük ücretle çalışıyor, ben şanslıydım ki pratik bilgilerimi paraya çevirdim. Meslek lisesi bana temel öğretti ama gerçek dünya çok daha rekabetçiydi.
00