Benim Motorola C350, 2004 yazında Çeşme’de denize düştü. Hemen çıkardım, bataryayı, sim kartı, kapağı çıkardım, güneşe koyup unuttum. Akşam topladım, bastım açma tuşuna, “hello moto” dedi. O dönem suya düşen akıllı telefon olsa direkt cenaze namazı kılardık. Şimdi cebimdeki cihazı masaya koyarken bile yavaş hareket ediyorum. O eski tuşlularla yere oturup taş sektirsen yine çalışmaya devam ederdi. Kırılmaz cam, silikon kılıf falan hakikaten hiç yoktu. Hızlı şarj yoktu ama endişe de yoktu.
42