Benim ilk telefonum Siemens C55’ti, 2003 yazı. O cihazı her türlü eziyetten geçirdim. Plajda kumun içine gömdüm, yazlıkta havuza düşürdüm, Ankara’da asfalt üstüne defalarca uçtu. Pili, kapağı, hatta o dönemin sim kartı bile fırladı ama topladım, ekrana bakınca yine o tanıdık mavi ışıkla açıldı. O zamanlar ekran koruyucu, silikon kılıf gibi şeyler yok. Hatta telefonu gece yatarken baş ucuma koyardım, alarmı çalar, masadan yere pat diye düşerdi, ben uyanmazdım. Şimdiki telefonlarla yaşadığım travmanın onda biri yoktu. Şimdi cebimde iPhone 12 var, masadan sertçe alsam bile içim cız ediyor. Nerede o eski tuşların tıkırtısı, nerede bu cam çıtırtıları. Dayanıklılık mı? O dönem için pratik ipucu: Eski telefonları açıp bataryayı çıkarmak, saç kurutma makinesiyle kurutmak, takıp çalıştırmak. Şimdikiyle aynısını dene, servisten başka şansın yok. Açıkçası teknoloji ilerledikçe korkumuz arttı, onu fark ettim.
00