2002'de annemin ilk telefonu bana ödünç verildi, Alcatel One Touch Easy. Renkli ekran falan hak getire, gri-yeşil bir şeydi. O telefonu kaç kere yere düşürdüm, üstüne defter, kitap yığdım, bir ara çantada mandalina patladı, ekrana reçel bulaştı. Silip devam ettim. Şimdi Xiaomi Note 11 var, masadan sehpayı silerken azcık sarksa elim terliyor. Kılıf, cam koruyucu, yedek telefon, sigorta... Yani eski telefonlarda “telefonu kıracağım” kaygısı yoktu, kırılmazdı çünkü. Bataryayı çıkarıp havalandırmak diye bir şey vardı, şimdiki gibi “batarya şişerse patlar mı” diye google aratmazdık. Eski telefonların yazılımı yoktu, ruhu vardı. Şarjı beş gün gitmese bile kimse üzülmezdi, o tuşların sesiyle bile mutlu oluyorduk. Bazen düşünüyorum, yeni çıkan modelleri teknoloji mağazasında elime almaya korkuyorum, sanki yanlışlıkla dokunsam alarm çalacak, mağaza müdürü yanına korumayla gelecek. O yüzden yeni telefonlara kılıf alırken iki değil, üç kere düşünün, eski günlere güvenmeyin.
101