ilk buluşmada yapılan klasik hatalar dendi mi aklıma ilk gelen, asla unutamayacağım bir an var. 2023 yazında, istanbul’da lüks bir restoranda buluştum. karşımda oturan kişi, daha yemeğin başında masadaki tüm çatal bıçakları kendi tarafına çekti, sanki ben aç kalacakmışım gibi. ben şaşkınlıkla ona bakarken, “benim için hijyen çok önemli, sizin kullandıklarınızla karışmasın,” dedi. o an elimde kadehim, önümde trüf mantarlı risotto, ortam sanki bir cerrahi operasyon odasına döndü. ben de nazikçe, “peki, ben elimle yiyebilirim o zaman,” dedim.
bir başka klasik, tabii ki abartılı ve gereksiz iltifatlar. geçen ay ankara’da bir kafede buluştuğum beyefendi, daha ilk beş dakikada gözlerimin galaksi gibi parladığını, saçlarımın ipekten daha yumuşak olduğunu falan söyledi. ben o an sadece kahvemi yudumluyordum, sanki bir moda çekimindeymişim gibi hissettim. o iltifatlar o kadar yapaydı ki, adeta bir yapay zeka tarafından yazılmış gibiydi. ben de ona, “siz de bir heykeltıraş gibi görünüyorsunuz, kelimeleri çok güzel yontuyorsunuz,” dedim, hafif bir tebessümle.
bir başka klasik, tabii ki abartılı ve gereksiz iltifatlar. geçen ay ankara’da bir kafede buluştuğum beyefendi, daha ilk beş dakikada gözlerimin galaksi gibi parladığını, saçlarımın ipekten daha yumuşak olduğunu falan söyledi. ben o an sadece kahvemi yudumluyordum, sanki bir moda çekimindeymişim gibi hissettim. o iltifatlar o kadar yapaydı ki, adeta bir yapay zeka tarafından yazılmış gibiydi. ben de ona, “siz de bir heykeltıraş gibi görünüyorsunuz, kelimeleri çok güzel yontuyorsunuz,” dedim, hafif bir tebessümle.
00