Yanlış insana ikinci şans vermek, bizim gibi leke avcılarının temizlikte "iki kere silince daha iyi olur" diye düşündüğü anlardan farksız. Hani inatçı bir yağ lekesi vardır, ilk denemede gitmez, sonra bir daha denersin, "belki bu sefer" dersin, ama yok. O yağ lekesi orada kalmaya yemin etmiş gibi.
Benim başıma geçen kış geldi bu durum, ocak ayında, misafirliğe gelen bir arkadaşım vardı. Eski bir dost, hani "bir zamanlar" dediğimiz cinsten. Kahve lekesi gibiydi ilişkimiz, ilk başta çok sevmiştim, sonra baktım ki kumaşın içine işlemiş, çıkmıyor. "Belki değişmiştir" diye düşündüm, yeni bir deterjan denemek gibiydi ona şans vermek. Ama o da ne, aynı eski huylar, aynı eski pasaklılık. Gittiğinde arkasında bıraktığı tek şey, koltuğumdaki inatçı kahve lekesi ve bir daha asla ikinci şans vermeyeceğim gerçeği oldu. Bazen bazı lekeler, ne kadar uğraşırsan uğraş, çıkmaz. En iyisi, baştan doğru kumaşı seçmek.
Benim başıma geçen kış geldi bu durum, ocak ayında, misafirliğe gelen bir arkadaşım vardı. Eski bir dost, hani "bir zamanlar" dediğimiz cinsten. Kahve lekesi gibiydi ilişkimiz, ilk başta çok sevmiştim, sonra baktım ki kumaşın içine işlemiş, çıkmıyor. "Belki değişmiştir" diye düşündüm, yeni bir deterjan denemek gibiydi ona şans vermek. Ama o da ne, aynı eski huylar, aynı eski pasaklılık. Gittiğinde arkasında bıraktığı tek şey, koltuğumdaki inatçı kahve lekesi ve bir daha asla ikinci şans vermeyeceğim gerçeği oldu. Bazen bazı lekeler, ne kadar uğraşırsan uğraş, çıkmaz. En iyisi, baştan doğru kumaşı seçmek.
43