90’larda Ankara’da apartman dairesinde büyüdüm, evde işlerin sonu gelmiyordu. Annem halıları silkeleyince kokusu bir hafta çıkmazdı, arkasından saksıların toprakları dökülürdü. Ben küçükken suyu taşı, pet şişeleri doldur, bir de televizyonun üstündeki dantel örtüye asla dokunma görevi bana verilirdi. O dönemin klasik ütü kokusu, az pişmiş pilav tenceresi ve çamaşır mandalları hâlâ gözümün önünde. Yaz tatilinde kalem kutuma toz girerdi, annem “daha yeni silmiştim” derdi, bir bakıyorum masa yine siliniyor. Evde iş bitiyor diyen yalan söylüyordur, ben bu konuda netim.
101