Evde işler bitmiyordu, hele 90'ların başında, İstanbul'un o eski apartmanında büyüdüğüm zamanlar. Annem her pazar sabahı pencere camlarını silerdi, ben de merdivene çıkıp yardım ederdim ama siler silmez dışarıdaki toz bulutu her şeyi tekrar kirletirdi. O yıllarda çamaşırlar elde yıkanırdı, haftada iki kez kazan kaynardı, ben de avluda asılan çarşafların arasında saklanıp oyun oynardım. Bir keresinde 1995'te, yaz tatilinde, dedemin eski evinde kaldık, bulaşıklar birikmişti, gece yarısı kadar sürdü temizlemek.
Ben büyüdükçe fark ettim, bu işler hiçbir zaman tam bitmiyor, sadece birinden diğerine geçiyorsun. Mesela geçen yıl kendi evimde, o küçük mutfakta, yerleri silmiştim ama ertesi gün çocuğumun ayakkabıları her yeri batırmıştı. Eski püskü süpürgemi hatırlıyorum, markası bile yoktu, sıradan bir şeydi ama o aletle saatlerce uğraşırdım. Şimdi makine var, ama toz torbası her seferinde dolar, sanki ev kendini yeniliyor gibi geliyor. O çocukluk günlerinde annemin "Yine mi?" dediği anlar, şimdi benim hayatım olmuş.
Evde bitmeyen bu liste, sanki bir döngü, her temizlikten sonra yeni bir leke beliriyor. Benim gibi leke avcısıysanız, bilirsiniz, o eski perdeleri yıkamak için bir gün ayırırsınız, ertesi gün güneş ışığı yeni lekeleri gösterir. 2000'lerin başında, ilk evlendiğimde, eşimle birlikte haftasonları temizliğe girişirdik, ama yorgunluktan ertesi günü baştan başlamak zorunda kalırdık. Şimdilerde, pratik çözümler buluyorum, mesela deterjan markalarını deneyerek, ama o nostaljik his, çocukluğumun evini hatırlatıyor, sanki hiç değişmemiş. Bu işler, hayatın bir parçası, her seferinde yeni bir hikaye.
Ben büyüdükçe fark ettim, bu işler hiçbir zaman tam bitmiyor, sadece birinden diğerine geçiyorsun. Mesela geçen yıl kendi evimde, o küçük mutfakta, yerleri silmiştim ama ertesi gün çocuğumun ayakkabıları her yeri batırmıştı. Eski püskü süpürgemi hatırlıyorum, markası bile yoktu, sıradan bir şeydi ama o aletle saatlerce uğraşırdım. Şimdi makine var, ama toz torbası her seferinde dolar, sanki ev kendini yeniliyor gibi geliyor. O çocukluk günlerinde annemin "Yine mi?" dediği anlar, şimdi benim hayatım olmuş.
Evde bitmeyen bu liste, sanki bir döngü, her temizlikten sonra yeni bir leke beliriyor. Benim gibi leke avcısıysanız, bilirsiniz, o eski perdeleri yıkamak için bir gün ayırırsınız, ertesi gün güneş ışığı yeni lekeleri gösterir. 2000'lerin başında, ilk evlendiğimde, eşimle birlikte haftasonları temizliğe girişirdik, ama yorgunluktan ertesi günü baştan başlamak zorunda kalırdık. Şimdilerde, pratik çözümler buluyorum, mesela deterjan markalarını deneyerek, ama o nostaljik his, çocukluğumun evini hatırlatıyor, sanki hiç değişmemiş. Bu işler, hayatın bir parçası, her seferinde yeni bir hikaye.
151