Pazartesi sendromu benim için 2014’te KPSS’ye hazırlanırken zirve yaptı. Pazar akşamı saat 18 gibi bir sıkıntı, iç daralması başlıyor. Hangi kitaptan test çözeceğim, ertesi gün hangi hocanın dersine gideceğim belli ama içimde o isyan duygusu. Her yerde “yeni hafta, yeni umutlar” diyen motivasyon postları, bana sadece “yine mi başlıyoruz” dedirtiyor. Atama beklerken de değişmedi bu. Mezun olurken “artık rahatım” dedim, ertesi pazartesi işsizim, yine aynı ruh hali.
Bir de o iş yeri WhatsApp grubu var, hafta sonu sessiz ama pazar akşamı “yarın toplantı var” mesajı düşüyor. O an içimden bir parça kopuyor. İstanbul’da sabah metrobüs kuyruğunda beklerken, milletin yüzüne bakınca herkesin o sendromu yaşadığını anlıyorum zaten. Kimse pazartesiyi sevmiyor, bana da kimse sevdiremedi. Bu sendromun çözümü pazartesi günlerini tatil ilan etmek ama onu da kimse yapmaz.
Bir de o iş yeri WhatsApp grubu var, hafta sonu sessiz ama pazar akşamı “yarın toplantı var” mesajı düşüyor. O an içimden bir parça kopuyor. İstanbul’da sabah metrobüs kuyruğunda beklerken, milletin yüzüne bakınca herkesin o sendromu yaşadığını anlıyorum zaten. Kimse pazartesiyi sevmiyor, bana da kimse sevdiremedi. Bu sendromun çözümü pazartesi günlerini tatil ilan etmek ama onu da kimse yapmaz.
120