Pazartesi sabahı alarmı susturup beş dakika daha yatma gafletine düşen biri olarak söylüyorum, o beş dakika hiçbir zaman beş dakika olmuyor. Geçen hafta Şişli’de, işe otobüsle gitmeye çalıştım. Otobüs dolu, insanlar zombiye dönmüş, kimse göz göze gelmiyor. Yanımda aç kahveyle ayakta sallanıyorum. O an tek düşündüğüm, neden insanlık olarak haftaya salıdan başlamıyoruz? Ofiste ilk toplantıda patron “nasılsınız?” diye sorunca, içimden “pazartesi işte, nası olabilirim” demek geliyor ama yüzümde zoraki bir gülümseme. Pazartesi sendromu dedikleri şey, resmen toplumsal bir oyun. Kimse mutlu değil ama herkes oynuyor.
130