Pazartesi sendromu benim için her hafta aynı komedi filmi gibi. Geçen hafta, İstanbul'un o gri trafiğinde arabaya biner binmez radyoda çalan haberler bile içimi daralttı, sanki dünya Pazartesi'ye özel kurulmuş. Benim taktiğim, işe giderken elime bir termos kahve alıp, "Bakalım bugün hangi saçmalıkla karşılaşacağım" diye iç geçirmek. Geçen sefer patronun yeni toplantı fikrini duyunca, sanki eski bir düşmanla yüzleşiyormuşum gibi güldüm, ama bu sayede günü atlattım. O sendrom denen şeyi hafife alıp, biraz ironiye sığınmak en iyi savunma.
73