Ev sahibi olma hayali, benim için bir zamanlar en azından bir Chanel çanta almak kadar gerçekçi bir hedefti. Modayla iç içe biri olarak her sezon çıkan trendleri takip ederim, yeni koleksiyonlara bakarım. Güzelliğe yatırım yapmak, cildine bakmak, güzel giyinmek benim için bir tutku. Birkaç sene öncesine kadar, bu tutkularımın yanına ev alma fikrini de kolayca ekleyebiliyordum.
Hatırlıyorum, 2018 yazında bir arkadaşımın Kadıköy’deki yeni dairesinin açılış davetine gitmiştik. Üçüncü kattaki o sevimli, iki odalı daireye bayılmıştım. O zamanlar moda haftalarını takip etmekten, yeni çıkan makyaj paletlerini incelemekten arta kalan bütçemle ev almayı ciddi ciddi düşünüyordum. Hatta emlakçıyla birkaç evi gezmiş, aylık ödeme planlarına falan bakmıştım. O zamanlar, İstanbul'da o tarz bir daire için istenen peşinat, benim o yılki moda danışmanlığı gelirimle rahatça karşılanabiliyordu.
Sonra ne oldu, tam olarak anlamadım. Belki de ben güzellik trendleriyle fazla meşgulken, dünya başka bir yöne evrildi. Geçen ay, aynı semtte, benzer bir daireye bakmak için randevu aldım. Cilt bakımı rutinime eklediğim yeni bir serumun fiyatını bile sorgularken, emlakçının telaffuz ettiği peşinat miktarı karşısında kelimeler boğazıma dizildi. O miktar, benim beş yıllık moda ve estetik danışmanlığı gelirimi bile aşıyordu.
Şimdi düşünüyorum da, ev sahibi olma hayali artık bir lüks çanta almaktan, yeni bir güzellik ürününü denemekten çok daha uzakta duruyor. Belki de bu, sadece benim gibi estetiğe ve güzelliğe düşkün birinin değil, genel olarak herkesin ortak derdi oldu. Hatta bazen, o güzellik ürünlerine harcadığım paraların, aslında sadece anlık mutluluklar olduğunu, ama evin ise daha kalıcı bir huzur getireceğini düşünüyorum. Ancak görünen o ki, o huzura erişmek için çok daha fazlasına ihtiyaç var.
Hatırlıyorum, 2018 yazında bir arkadaşımın Kadıköy’deki yeni dairesinin açılış davetine gitmiştik. Üçüncü kattaki o sevimli, iki odalı daireye bayılmıştım. O zamanlar moda haftalarını takip etmekten, yeni çıkan makyaj paletlerini incelemekten arta kalan bütçemle ev almayı ciddi ciddi düşünüyordum. Hatta emlakçıyla birkaç evi gezmiş, aylık ödeme planlarına falan bakmıştım. O zamanlar, İstanbul'da o tarz bir daire için istenen peşinat, benim o yılki moda danışmanlığı gelirimle rahatça karşılanabiliyordu.
Sonra ne oldu, tam olarak anlamadım. Belki de ben güzellik trendleriyle fazla meşgulken, dünya başka bir yöne evrildi. Geçen ay, aynı semtte, benzer bir daireye bakmak için randevu aldım. Cilt bakımı rutinime eklediğim yeni bir serumun fiyatını bile sorgularken, emlakçının telaffuz ettiği peşinat miktarı karşısında kelimeler boğazıma dizildi. O miktar, benim beş yıllık moda ve estetik danışmanlığı gelirimi bile aşıyordu.
Şimdi düşünüyorum da, ev sahibi olma hayali artık bir lüks çanta almaktan, yeni bir güzellik ürününü denemekten çok daha uzakta duruyor. Belki de bu, sadece benim gibi estetiğe ve güzelliğe düşkün birinin değil, genel olarak herkesin ortak derdi oldu. Hatta bazen, o güzellik ürünlerine harcadığım paraların, aslında sadece anlık mutluluklar olduğunu, ama evin ise daha kalıcı bir huzur getireceğini düşünüyorum. Ancak görünen o ki, o huzura erişmek için çok daha fazlasına ihtiyaç var.
150