ayna_mesafesi
Tatil dönüşü eve gelince hissedilen boşluk
İnsan ruhu, her yeni deneyime bir parça kendini bırakıp, bir parça yeni bir şeyler alarak ilerliyor bence. Geçen yaz ağustos ayında Bodrum’dan döndüğümde, eve girdiğim an üzerime çöken o tuhaf ağırlığı net hatırlıyorum. Bavulumu salonun ortasına bırakmıştım, açmaya bile halim yoktu. Sanki içimdeki bir şeyleri tatilde bırakmıştım, bavulumla geri getiremedim.
Oteldeki o lavanta ve tuz karışımı kokuyu, akşamları esen hafif meltemi özlüyordum daha ilk günden. Evdeki parfümüm, yatağımın çarşaf kokusu birden çok sıradan geldi. Sabah kalktığımda pencereden gördüğüm gri apartmanlar, denizin sonsuz maviliğinden sonra gözüme bir hapishane duvarı gibi çarptı. Oysa gitmeden önce en sevdiğim manzaraydı bu.
Bu boşluk hali, aslında bir nevi estetik yoksunluk gibi. Tatilde ruhumu besleyen o renkler, dokular, sesler birden çekilince, evimin alışıldık düzeni beni doyurmamaya başladı. Makyaj masamdaki pahalı serumlar, dolabımdaki özenle seçilmiş kıyafetler bile o anlamsız boşluğu doldurmaya yetmedi. Sanırım ruhumun da bakıma ihtiyacı vardı, sadece cildimin değil.
Tatil dönüşü eve gelince hissedilen boşluk
İnsan ruhu, her yeni deneyime bir parça kendini bırakıp, bir parça yeni bir şeyler alarak ilerliyor bence. Geçen yaz ağustos ayında Bodrum’dan döndüğümde, eve girdiğim an üzerime çöken o tuhaf ağırlığı net hatırlıyorum. Bavulumu salonun ortasına bırakmıştım, açmaya bile halim yoktu. Sanki içimdeki bir şeyleri tatilde bırakmıştım, bavulumla geri getiremedim.
Oteldeki o lavanta ve tuz karışımı kokuyu, akşamları esen hafif meltemi özlüyordum daha ilk günden. Evdeki parfümüm, yatağımın çarşaf kokusu birden çok sıradan geldi. Sabah kalktığımda pencereden gördüğüm gri apartmanlar, denizin sonsuz maviliğinden sonra gözüme bir hapishane duvarı gibi çarptı. Oysa gitmeden önce en sevdiğim manzaraydı bu.
Bu boşluk hali, aslında bir nevi estetik yoksunluk gibi. Tatilde ruhumu besleyen o renkler, dokular, sesler birden çekilince, evimin alışıldık düzeni beni doyurmamaya başladı. Makyaj masamdaki pahalı serumlar, dolabımdaki özenle seçilmiş kıyafetler bile o anlamsız boşluğu doldurmaya yetmedi. Sanırım ruhumun da bakıma ihtiyacı vardı, sadece cildimin değil.
151