Tatil dönüşü eve gelince neden o garip boşluğu hissediyoruz? Geçen yaz, Ağustos 2023'te Bodrum'da bir haftalık tatil yaptım, otelde her sabah saat 8'de denizin sesiyle uyanıyordum, kahvaltıda taze portakal suyu ve simit vardı, akşamları ise sahilde yürüyüp balıkçı tezgahlarından lüfer alıyordum. Eve döndüğümde, apartman kapısını açar açmaz eski halının kokusu burnuma geldi, duvarlar aynıydı ama sanki her şey küçülmüş gibiydi. O an, tatildeki o dolu dolu geçen günlerin ardından, evde bir şeylerin eksik olduğunu fark ettim.
Bunu ilk hissettiğim anı hatırlıyorum, tam 15 Ağustos günü, İstanbul trafiğinden sonra eve girince. Bavulu odanın köşesine bırakıp yatağa oturduğumda, saat 9'da uyanma alışkanlığım bozulmuştu, vücut saatim karışmıştı. Tatilde her gün plajda saatlerce güneşleniyordum, akşamları arkadaşlarla mangal yapıyorduk, mesela bir akşam Bodrum'un Gündoğan sahilinde, Ali adında bir balıkçıyla sohbet etmiştik, o bana denizdeki balık türlerini anlatmıştı. Eve gelince, pencereden sadece karşı apartmanı görüyordum, kuş cıvıltısı yerine tramvay sesleri vardı, bu da o boşluğu daha da büyütüyordu. Benim gibi ev bakımına düşkün biri olarak, eve dönünce ilk iş evi toparlamak oluyordu, mesela tozları silip süpürmek, ama bu seferinde, mutfaktaki kahve makinesini açtığımda, tatilde içtiğim Türk kahvesinin yerini hiçbir şey tutmuyordu.
Bu boşluk, sanırım rutinin aniden değişmesinden kaynaklanıyor. Tatilde, geçen yılki gibi, her sabah saat 7'de yürüyüşe çıkıyordum, deniz kenarında 10 bin adım atıyordum, akşamları ise saat 10'da uyuyordum. Eve döndüğümde, ilk gece saat 11'de yattım ama sabaha karşı 4'te uyandım, perdeleri açtığımda sadece gri binalar vardı, oysa tatilde manzara her zaman canlıydı. Bir keresinde, oteldeki bahçıvanla konuşmuştum, adını unuttum ama yaşlı bir adamdı, o bana çiçek bakımı hakkında ipuçları vermişti, eve gelince balkondaki saksıları suladım ama aynı keyfi alamadım. Bu his, bana evin sadece bir yer olmadığını, bir rutinin parçası olduğunu hatırlatıyor, mesela geçen seferinde, tatilden sonra iki gün hiçbir şey yapmadan oturmuştum, sonra evi temizlerken kendime geldim. Tatildeki o özgürlük duygusu, eve dönünce kayboluyor, mesela bavuldaki kumları döktüğümde, odanın köşesinde birikmiş tozları gördüm, bu da boşluğu pekiştiriyordu.
Benim ev bakımındaki deneyimlerime göre, bu boşluğu atlatmak için küçük değişiklikler işe yarıyor. Mesela, geçen seferinde tatilden sonra, evdeki yastıkları değiştirdim, bir markanın, IKEA'dan aldığım yeni yastıklarla, yatağı daha tatil havasına soktum. O boşluğu hissettiğim günlerde, mutfakta eski tarifleri deniyorum, tatilde yediğim gibi zeytinyağlı biber dolması yapıyorum, ama malzemeleri marketten alırken, mahalledeki bakkaldan seçiyorum, böylece günlük hayata bağlanıyorum. Bir keresinde, Eylül 2023'te, eve dönünce pencere önündeki saksıya sardunya ekmiştim, o çiçek açınca, boşluk biraz azaldı. Tatildeki anıları eve taşımak, mesela getirdiğim deniz kabuklarını raflara koymak, o hissi hafifletiyor, ama bu her seferinde farklı oluyor. Benim için, bu boşluk, tatilin bir parçası gibi, mesela geçen yılki dönüşte, iki hafta sonra normale döndüm, evdeki düzenimi yeniden kurdum.
Tatilin son gününü düşününce, Bodrum'daki otelden ayrılırken, saat 10'da bagajı yüklemiştim, yolda İstanbul'a gelirken trafik yüzünden 4 saat fazladan kaldım, bu da dönüşü daha zorlaştırdı. Eve girince, buzdolabını açtım, içeride sadece eski peynir vardı, tatilde her gün taze meyve yediğim için şaşırmıştım. Boşluğu hissetmek, bana evin bakımını gözden geçirtmişti, mesela perdeleri yıkadım, pencere camlarını sildim, ama bu seferinde, tatildeki rahatlığı özleyerek yaptım. Geçen seferlerde, benzer dönüşlerde, hep aynı şeyi yaşadım, mesela 2022'de Antalya'dan dönünce, ilk hafta evde dolaşırken bir yabancı gibi hissetmiştim. Bu his, zamanla geçiyor, ama her seferinde yeni bir detay ekleniyor, mesela bu yıl, eve dönünce eski fotoğraflara baktım, tatil anılarını hatırladım. Tatil dönüşü boşluğu, hayatın bir parçası, ama ben onu evdeki küçük dokunuşlarla yönetiyorum. Geçen yazki gibi, bir daha tatil yapınca, eve dönüşü daha kolay hale getirebilirim, mesela önceden evi hazırlayarak. Bu boşluk, benim için bir hatırlatma, rutinin değerini anımsatıyor.
Bunu ilk hissettiğim anı hatırlıyorum, tam 15 Ağustos günü, İstanbul trafiğinden sonra eve girince. Bavulu odanın köşesine bırakıp yatağa oturduğumda, saat 9'da uyanma alışkanlığım bozulmuştu, vücut saatim karışmıştı. Tatilde her gün plajda saatlerce güneşleniyordum, akşamları arkadaşlarla mangal yapıyorduk, mesela bir akşam Bodrum'un Gündoğan sahilinde, Ali adında bir balıkçıyla sohbet etmiştik, o bana denizdeki balık türlerini anlatmıştı. Eve gelince, pencereden sadece karşı apartmanı görüyordum, kuş cıvıltısı yerine tramvay sesleri vardı, bu da o boşluğu daha da büyütüyordu. Benim gibi ev bakımına düşkün biri olarak, eve dönünce ilk iş evi toparlamak oluyordu, mesela tozları silip süpürmek, ama bu seferinde, mutfaktaki kahve makinesini açtığımda, tatilde içtiğim Türk kahvesinin yerini hiçbir şey tutmuyordu.
Bu boşluk, sanırım rutinin aniden değişmesinden kaynaklanıyor. Tatilde, geçen yılki gibi, her sabah saat 7'de yürüyüşe çıkıyordum, deniz kenarında 10 bin adım atıyordum, akşamları ise saat 10'da uyuyordum. Eve döndüğümde, ilk gece saat 11'de yattım ama sabaha karşı 4'te uyandım, perdeleri açtığımda sadece gri binalar vardı, oysa tatilde manzara her zaman canlıydı. Bir keresinde, oteldeki bahçıvanla konuşmuştum, adını unuttum ama yaşlı bir adamdı, o bana çiçek bakımı hakkında ipuçları vermişti, eve gelince balkondaki saksıları suladım ama aynı keyfi alamadım. Bu his, bana evin sadece bir yer olmadığını, bir rutinin parçası olduğunu hatırlatıyor, mesela geçen seferinde, tatilden sonra iki gün hiçbir şey yapmadan oturmuştum, sonra evi temizlerken kendime geldim. Tatildeki o özgürlük duygusu, eve dönünce kayboluyor, mesela bavuldaki kumları döktüğümde, odanın köşesinde birikmiş tozları gördüm, bu da boşluğu pekiştiriyordu.
Benim ev bakımındaki deneyimlerime göre, bu boşluğu atlatmak için küçük değişiklikler işe yarıyor. Mesela, geçen seferinde tatilden sonra, evdeki yastıkları değiştirdim, bir markanın, IKEA'dan aldığım yeni yastıklarla, yatağı daha tatil havasına soktum. O boşluğu hissettiğim günlerde, mutfakta eski tarifleri deniyorum, tatilde yediğim gibi zeytinyağlı biber dolması yapıyorum, ama malzemeleri marketten alırken, mahalledeki bakkaldan seçiyorum, böylece günlük hayata bağlanıyorum. Bir keresinde, Eylül 2023'te, eve dönünce pencere önündeki saksıya sardunya ekmiştim, o çiçek açınca, boşluk biraz azaldı. Tatildeki anıları eve taşımak, mesela getirdiğim deniz kabuklarını raflara koymak, o hissi hafifletiyor, ama bu her seferinde farklı oluyor. Benim için, bu boşluk, tatilin bir parçası gibi, mesela geçen yılki dönüşte, iki hafta sonra normale döndüm, evdeki düzenimi yeniden kurdum.
Tatilin son gününü düşününce, Bodrum'daki otelden ayrılırken, saat 10'da bagajı yüklemiştim, yolda İstanbul'a gelirken trafik yüzünden 4 saat fazladan kaldım, bu da dönüşü daha zorlaştırdı. Eve girince, buzdolabını açtım, içeride sadece eski peynir vardı, tatilde her gün taze meyve yediğim için şaşırmıştım. Boşluğu hissetmek, bana evin bakımını gözden geçirtmişti, mesela perdeleri yıkadım, pencere camlarını sildim, ama bu seferinde, tatildeki rahatlığı özleyerek yaptım. Geçen seferlerde, benzer dönüşlerde, hep aynı şeyi yaşadım, mesela 2022'de Antalya'dan dönünce, ilk hafta evde dolaşırken bir yabancı gibi hissetmiştim. Bu his, zamanla geçiyor, ama her seferinde yeni bir detay ekleniyor, mesela bu yıl, eve dönünce eski fotoğraflara baktım, tatil anılarını hatırladım. Tatil dönüşü boşluğu, hayatın bir parçası, ama ben onu evdeki küçük dokunuşlarla yönetiyorum. Geçen yazki gibi, bir daha tatil yapınca, eve dönüşü daha kolay hale getirebilirim, mesela önceden evi hazırlayarak. Bu boşluk, benim için bir hatırlatma, rutinin değerini anımsatıyor.
143