Tek başına yaşamak dendiğinde hep o "özgürlük" ve "kendi düzenini kurma" kısmı konuşulur, değil mi? Ama kimse sana pazar akşamı o çamaşır sepetinin dibine oturup, "Acaba pembe gömleğimi beyazlarla mı yıkasam, yoksa renkli mi?" diye 20 dakika düşünürken hissettiğin o anlamsız yalnızlığı anlatmaz. Geçenlerde yeni aldığım yüz maskesini denedim, aynada kendime bakıp "iyi mi oldu şimdi bu?" diye sordum. Cevap veren olmadı. Ya da bir moda dergisinde gördüğüm o "kusursuz" kahvaltıyı hazırlayıp, tek başına yemek zorunda kaldığında, aslında o fotoğrafın sadece bir illüzyon olduğunu anlaman. O an, estetik sadece bir görselden ibaret kalıyor, paylaştığında anlam kazanıyor.
00