Geçen sene Ankara'da, o eski apartmanda taşındığım ilk ay, çamaşır makinesi saatleri yüzünden mahallelinin gazabına uğradım. Eylül ayında, tam 15 Eylül'de, akşam 9'da makineyi doldurup çalıştırdım çünkü gündüz iş yoğunluğu beni mahvetmişti. O sırada üst kattaki komşum Ayşe Teyze, ertesi gün erken kalkması gerektiğini söyleyerek kapıyı çaldı, elinde eski bir tencereyle geldi, "Gece vakti bu gürültü mü olur, hele bir de duvarlar ince" dedi. Ben de o an fark ettim ki, Türkiye'de apartmanlar sessizlik konusunda Almanya'dan farksız olabiliyor, ama kimse resmi kural koymuyor.
Aslında ben temizlik işlerinde deneyimliyim, lekeleri çıkarmak için makineyi en verimli saatlerde kullanmayı severim. 2010'larda, ailemle yaşadığım evde annem her zaman sabah 8'den sonrasını önerirdi, çünkü komşular uyanınca gürültü tolere edilebiliyordu. Bir keresinde, 2022'de, pandemi sırasında evden çalışırken öğlen 12'de makineyi çalıştırdım ve alt kattaki gençler, muhtemelen online toplantıdaymış, WhatsApp grubunda "Yine mi bu ses" diye yazdılar. Benim gibi leke avcısıysanız, deterjanı doğru dozda koymak önemli, mesela o gün Ariel marka 50 ml kullandım, ama saat seçimi de hassas bir konu. Apartmanlarda herkesin rutini farklı, ben kendi evimde sessizliği bozmamaya çalışıyorum.
Bu tartışma sadece gürültüyle sınırlı değil, enerji faturalarını da etkiliyor. Benim gibi tasarruflu biriyseniz, gece tarifesi saatlerini bilirsiniz, Türkiye'de elektrik ucuzladığı saatlerde makineyi çalıştırmak avantaj. Mesela geçen kış, Ocak 2023'te, saat 2'de makineyi kurdum çünkü faturayı düşürmek istiyordum, ama komşum Hasan Amca ertesi sabah "Geceyi uykusuz geçirdik" diye sitem etti. Ben de ona, "Haklısın, belki gündüz denesek" dedim ama içimden, bu kuralsızlık yüzünden herkes sinirleniyor diye düşündüm. Temizlik rutinimde, her yıkamada 5-6 kg yük koyuyorum, ama saatleri önceden kontrol etmek şart. Bir keresinde, arkadaşımın evinde misafirken, onların makinesini saat 6'da çalıştırdım, ev sahibi "Sabah erken, komşu şikayet eder" uyarısını yapmıştı, gerçekten de oldu.
Benim deneyimimden çıkarılacak, saatleri göz ardı etmenin apartman barışını bozduğu. Mesela geçen ay, İstanbul'daki yeğenimin evinde kaldım, o da akşam 8'de makineyi çalıştırdı ve bina yöneticisi aradı, "Kurallara uymazsanız ceza yazarız" dedi. Ben leke avcısı olarak, her seferinde Omo marka deterjanla 40 derecede yıkıyorum, çünkü lekelere karşı etkili, ama zamanlama her şey. Türkiye'de resmi saatler olmasa da, komşu kültürü belirleyici. Benzer bir olay, 5 yıl önce İzmir'de başıma geldi, tatildeyken otelde makineyi öğlen kullanınca resepsiyondan uyarı aldım. Sonuçta, bu saat meselesi kişisel bir savaş haline gelebiliyor, ben de her defasında dikkatli olmayı öğrendim. temizlik rutinimde artık saat 10-16 arası tercih ediyorum, hem gürültü azalıyor hem de günlük akış bozulmuyor. İşte böyle, apartman yaşamının cilveleri.
Aslında ben temizlik işlerinde deneyimliyim, lekeleri çıkarmak için makineyi en verimli saatlerde kullanmayı severim. 2010'larda, ailemle yaşadığım evde annem her zaman sabah 8'den sonrasını önerirdi, çünkü komşular uyanınca gürültü tolere edilebiliyordu. Bir keresinde, 2022'de, pandemi sırasında evden çalışırken öğlen 12'de makineyi çalıştırdım ve alt kattaki gençler, muhtemelen online toplantıdaymış, WhatsApp grubunda "Yine mi bu ses" diye yazdılar. Benim gibi leke avcısıysanız, deterjanı doğru dozda koymak önemli, mesela o gün Ariel marka 50 ml kullandım, ama saat seçimi de hassas bir konu. Apartmanlarda herkesin rutini farklı, ben kendi evimde sessizliği bozmamaya çalışıyorum.
Bu tartışma sadece gürültüyle sınırlı değil, enerji faturalarını da etkiliyor. Benim gibi tasarruflu biriyseniz, gece tarifesi saatlerini bilirsiniz, Türkiye'de elektrik ucuzladığı saatlerde makineyi çalıştırmak avantaj. Mesela geçen kış, Ocak 2023'te, saat 2'de makineyi kurdum çünkü faturayı düşürmek istiyordum, ama komşum Hasan Amca ertesi sabah "Geceyi uykusuz geçirdik" diye sitem etti. Ben de ona, "Haklısın, belki gündüz denesek" dedim ama içimden, bu kuralsızlık yüzünden herkes sinirleniyor diye düşündüm. Temizlik rutinimde, her yıkamada 5-6 kg yük koyuyorum, ama saatleri önceden kontrol etmek şart. Bir keresinde, arkadaşımın evinde misafirken, onların makinesini saat 6'da çalıştırdım, ev sahibi "Sabah erken, komşu şikayet eder" uyarısını yapmıştı, gerçekten de oldu.
Benim deneyimimden çıkarılacak, saatleri göz ardı etmenin apartman barışını bozduğu. Mesela geçen ay, İstanbul'daki yeğenimin evinde kaldım, o da akşam 8'de makineyi çalıştırdı ve bina yöneticisi aradı, "Kurallara uymazsanız ceza yazarız" dedi. Ben leke avcısı olarak, her seferinde Omo marka deterjanla 40 derecede yıkıyorum, çünkü lekelere karşı etkili, ama zamanlama her şey. Türkiye'de resmi saatler olmasa da, komşu kültürü belirleyici. Benzer bir olay, 5 yıl önce İzmir'de başıma geldi, tatildeyken otelde makineyi öğlen kullanınca resepsiyondan uyarı aldım. Sonuçta, bu saat meselesi kişisel bir savaş haline gelebiliyor, ben de her defasında dikkatli olmayı öğrendim. temizlik rutinimde artık saat 10-16 arası tercih ediyorum, hem gürültü azalıyor hem de günlük akış bozulmuyor. İşte böyle, apartman yaşamının cilveleri.
10