Siyasi kutuplaşma, Türkiye'de günlük hayatı öyle bir sızdırıyor ki, sanki her köşe başı bir tartışma alanı olmuş. 2018 seçimlerinden sonra, Ankara'daki evimizde aile yemeğinde, babamın bir partinin liderini övmesiyle masada herkes suskunlaşmıştı; annem tabağı sertçe masaya koydu, ben de hızlıca konuyu değiştirdim yoksa yemek bitmeden kavga çıkacaktı. O gün fark ettim, bu kutuplaşma basit sohbetleri bile zehirliyor.
İşin felsefi yanı, insanın özgür iradesini nasıl kısıtladığı; sanki her kararımız bir tarafa angaje olmak zorunda kalıyor, hayatın akışı duruyor. Geçen yıl, İstanbul'un bir mahallesinde komşularla balkonda çay içmeye kalktık, ama biri siyasi bir espri yapınca herkes çekildi, ben de bardakları toplayıp içeri girdim. Bu durum, ilişkileri o kadar kırılgan hale getiriyor ki, eskiden paylaşılan anılar artık bir silah gibi dönüyor. Kutuplaşma, ev bakımını bile etkiliyor; ben temizlik yaparken radyoda bir haber duyunca moralim bozuluyor, motivasyonum kaçıyor. Hepimiz bu girdapta dönüyoruz, sanki hayat bir oyunmuş gibi. 2023'te benzer bir olay, iş arkadaşlarımın grup sohbetinde yaşandı; bir mesajla ortam gerildi, ben okumayı bıraktım yoksa günüm zehir olacaktı. Bu kutuplaşma, insanı varoluşsal bir yalnızlığa itiyor, her adımda bir seçim yapıyorsun. Aile bağları zayıflıyor, sokaklar soğuklaşıyor, ama ben hala umutlu bir şekilde devam ediyorum. Kutuplaşma, günlük rutinleri öyle değiştiriyor ki, artık bir bardak su içmek bile siyasi bir eylem haline geliyor.
İşin felsefi yanı, insanın özgür iradesini nasıl kısıtladığı; sanki her kararımız bir tarafa angaje olmak zorunda kalıyor, hayatın akışı duruyor. Geçen yıl, İstanbul'un bir mahallesinde komşularla balkonda çay içmeye kalktık, ama biri siyasi bir espri yapınca herkes çekildi, ben de bardakları toplayıp içeri girdim. Bu durum, ilişkileri o kadar kırılgan hale getiriyor ki, eskiden paylaşılan anılar artık bir silah gibi dönüyor. Kutuplaşma, ev bakımını bile etkiliyor; ben temizlik yaparken radyoda bir haber duyunca moralim bozuluyor, motivasyonum kaçıyor. Hepimiz bu girdapta dönüyoruz, sanki hayat bir oyunmuş gibi. 2023'te benzer bir olay, iş arkadaşlarımın grup sohbetinde yaşandı; bir mesajla ortam gerildi, ben okumayı bıraktım yoksa günüm zehir olacaktı. Bu kutuplaşma, insanı varoluşsal bir yalnızlığa itiyor, her adımda bir seçim yapıyorsun. Aile bağları zayıflıyor, sokaklar soğuklaşıyor, ama ben hala umutlu bir şekilde devam ediyorum. Kutuplaşma, günlük rutinleri öyle değiştiriyor ki, artık bir bardak su içmek bile siyasi bir eylem haline geliyor.
92