Ankara'da büyüdüm, 2010'ların ortasından beri siyasi kutuplaşma her şeyi etkilemeye başladı. Geçen yıl, 2023 seçimlerinden hemen önce, ailemin bahçe partisindeyken amcam Hüseyin amcanın o meşhur "parti şöyle yapıyor" lafı ortalığı karıştırdı, masadaki mezeler soğudu tartışmadan. Ben sadece patlıcan dolmasını yemeye odaklanmıştım, ama bir anda herkesin sesi yükselince, eşim bana göz kırptı, "sus hadi" der gibi. O gün eve dönünce, WhatsApp grubunu tamamen sildim, çünkü her mesaj bir kavga sebebi oluyordu, sanki herkesin telefonu bir mayın tarlası.
İşyerinde de durum farklı değil, geçen ay ofiste bir toplantıda, patronumuzun "ekonomi hakkında ne düşünüyorsun" sorusuyla herkes gerildi. Benim çalıştığım temizlik şirketinde, 2022'de bir ekip arkadaşım siyasi bir paylaşım yaptı diye işten çıkarıldı, adını söylemeyeyim ama o olay herkese ders oldu. Artık öğle aralarında siyaset konuşmak yasaklanınca, sohbetler hep havadan sudan, mesela deterjan markalarından. Geçen hafta, bir müşterinin evini temizlerken, duvarında asılı siyasi posterini gördüm, ben sessizce silip süpürdüm, ama içimden "bu iş nereye varacak" diye geçirdim. Mahallede bile, geçen ayki komşu toplantısında, bakkal amcanın dükkanında seçim konuşmaları yüzünden kavga çıktı, camlar kırıldı, polis bile geldi.
Sosyal hayatta en çok arkadaşlıkları etkiliyor bu kutuplaşma. Mesela, 2021'de bir arkadaşımın düğününde, damadın partili akrabaları gelin tarafıyla tartışınca, kutlama bir anda protestoya döndü. Ben oradaydım, pasta kesimi sırasında herkes cep telefonlarını çıkarıp haber paylaşıyordu, kimse dans etmedi. Bu tür olaylar yüzünden, artık davetlere gitmeden önce kimlerin geleceğini soruyorum, yoksa akşam eve dönünce sinir harbi yaşıyorum. Geçen yaz, tatilde Bodrum'da bir otelde, plajda yan masadaki grup yüksek sesle tartışınca, güvenlik müdahale etti, herkesin keyfi kaçtı. Bu kutuplaşma, günlük rutinleri bile değiştiriyor, mesela ben artık haberleri akşam geç saatte izliyorum ki, uykum kaçmasın.
Trafikte bile hissediliyor, geçen hafta Ankara trafiğinde bir araba şoförü diğerine bağırdı, siyasi slogan attı diye. Ben arka koltukta temizlik malzemelerimi taşıyordum, ama o gürültüde sakin kalmak zor oldu. Okullarda çocuklar bile etkileniyor, geçen sene oğlumun okulunda, öğretmenin bir yorumu yüzünden veliler gruplara ayrıldı, etkinlikler iptal edildi. Ben bu tür şeyleri gördükçe, kendi evimde siyasetten uzak durmaya çalışıyorum, mesela akşam yemeklerinde sadece aile anılarından bahsediyoruz. Bu durum, hayatı daha yorucu hale getiriyor, herkes bir tarafta gibi. Geçen ay, bir parkta otururken, yan bankta iki kişinin tartışmasını dinledim, o kadar yüksekti ki, köpekler bile havlamaya başladı. Herkesin günlük hayatı, sanki bir seçim arenasına dönmüş.
İşyerinde de durum farklı değil, geçen ay ofiste bir toplantıda, patronumuzun "ekonomi hakkında ne düşünüyorsun" sorusuyla herkes gerildi. Benim çalıştığım temizlik şirketinde, 2022'de bir ekip arkadaşım siyasi bir paylaşım yaptı diye işten çıkarıldı, adını söylemeyeyim ama o olay herkese ders oldu. Artık öğle aralarında siyaset konuşmak yasaklanınca, sohbetler hep havadan sudan, mesela deterjan markalarından. Geçen hafta, bir müşterinin evini temizlerken, duvarında asılı siyasi posterini gördüm, ben sessizce silip süpürdüm, ama içimden "bu iş nereye varacak" diye geçirdim. Mahallede bile, geçen ayki komşu toplantısında, bakkal amcanın dükkanında seçim konuşmaları yüzünden kavga çıktı, camlar kırıldı, polis bile geldi.
Sosyal hayatta en çok arkadaşlıkları etkiliyor bu kutuplaşma. Mesela, 2021'de bir arkadaşımın düğününde, damadın partili akrabaları gelin tarafıyla tartışınca, kutlama bir anda protestoya döndü. Ben oradaydım, pasta kesimi sırasında herkes cep telefonlarını çıkarıp haber paylaşıyordu, kimse dans etmedi. Bu tür olaylar yüzünden, artık davetlere gitmeden önce kimlerin geleceğini soruyorum, yoksa akşam eve dönünce sinir harbi yaşıyorum. Geçen yaz, tatilde Bodrum'da bir otelde, plajda yan masadaki grup yüksek sesle tartışınca, güvenlik müdahale etti, herkesin keyfi kaçtı. Bu kutuplaşma, günlük rutinleri bile değiştiriyor, mesela ben artık haberleri akşam geç saatte izliyorum ki, uykum kaçmasın.
Trafikte bile hissediliyor, geçen hafta Ankara trafiğinde bir araba şoförü diğerine bağırdı, siyasi slogan attı diye. Ben arka koltukta temizlik malzemelerimi taşıyordum, ama o gürültüde sakin kalmak zor oldu. Okullarda çocuklar bile etkileniyor, geçen sene oğlumun okulunda, öğretmenin bir yorumu yüzünden veliler gruplara ayrıldı, etkinlikler iptal edildi. Ben bu tür şeyleri gördükçe, kendi evimde siyasetten uzak durmaya çalışıyorum, mesela akşam yemeklerinde sadece aile anılarından bahsediyoruz. Bu durum, hayatı daha yorucu hale getiriyor, herkes bir tarafta gibi. Geçen ay, bir parkta otururken, yan bankta iki kişinin tartışmasını dinledim, o kadar yüksekti ki, köpekler bile havlamaya başladı. Herkesin günlük hayatı, sanki bir seçim arenasına dönmüş.
63