Türkiye'de siyasi kutuplaşmanın günlük hayata etkisi
Benim için siyasi kutuplaşma, yıllardır biriken kireç tabakası gibi. Ne kadar temizlemeye çalışsan da izi kalıyor, suyu hep biraz bulanıklaştırıyor. Geçen yaz annemle Eskişehir'e akraba ziyaretine gittiğimizde, bahçede çay içerken konu birden "şu anki durum"a geldi. Annemin halası, çay bardağını masaya biraz sertçe bırakıp, "Böyle giderse ne halimiz var bilmiyorum," dedi. O anda herkes sustu, bende o sessizliği bastıran bir gerginlik hissettim.
Sanki insanlar, siyaset konuşulduğunda sadece fikirlerini değil, bütün hayat görüşlerini, hatta karakterlerini ortaya koyuyorlar. Bu yüzden de en basit sohbet bile, bir anda mayın tarlasına dönüşebiliyor. Geçen kış, oturduğum apartmanda yeni taşınan komşumla merdivende karşılaştık, havadan sudan konuşurken bir anda "ülkenin gidişatı"na laf geldi. Beş dakika sonra yüzüme bakmadan lafı toparlamaya çalışıyordu, ben de aynısını yaptım. O günden sonra merdivende denk gelince sadece başımızı sallayıp geçiyoruz.
Bazen düşünüyorum, bu durum temizlik ürünleri seçimine bile yansımış olabilir mi. Hani bir markayı alırken bile, o markanın temsil ettiği bir görüş var mıdır diye içten içe bir sorgulama başlar ya. Benim için bu durum, yıllardır kullandığım bulaşık deterjanımı değiştirme kararımdaki küçük bir şüphe tohumuydu. Bir arkadaşım, "Bunu kullanma, onlar şöyle," dediğinde, mantıksız bulsam da aklımın bir köşesine yazmıştım. Sonra markette o deterjanı gördüğümde, elim başka bir markaya gitti istemsizce. Sanki aldığım deterjan bile, benim duruşumu belli edecekmiş gibi.
Benim için siyasi kutuplaşma, yıllardır biriken kireç tabakası gibi. Ne kadar temizlemeye çalışsan da izi kalıyor, suyu hep biraz bulanıklaştırıyor. Geçen yaz annemle Eskişehir'e akraba ziyaretine gittiğimizde, bahçede çay içerken konu birden "şu anki durum"a geldi. Annemin halası, çay bardağını masaya biraz sertçe bırakıp, "Böyle giderse ne halimiz var bilmiyorum," dedi. O anda herkes sustu, bende o sessizliği bastıran bir gerginlik hissettim.
Sanki insanlar, siyaset konuşulduğunda sadece fikirlerini değil, bütün hayat görüşlerini, hatta karakterlerini ortaya koyuyorlar. Bu yüzden de en basit sohbet bile, bir anda mayın tarlasına dönüşebiliyor. Geçen kış, oturduğum apartmanda yeni taşınan komşumla merdivende karşılaştık, havadan sudan konuşurken bir anda "ülkenin gidişatı"na laf geldi. Beş dakika sonra yüzüme bakmadan lafı toparlamaya çalışıyordu, ben de aynısını yaptım. O günden sonra merdivende denk gelince sadece başımızı sallayıp geçiyoruz.
Bazen düşünüyorum, bu durum temizlik ürünleri seçimine bile yansımış olabilir mi. Hani bir markayı alırken bile, o markanın temsil ettiği bir görüş var mıdır diye içten içe bir sorgulama başlar ya. Benim için bu durum, yıllardır kullandığım bulaşık deterjanımı değiştirme kararımdaki küçük bir şüphe tohumuydu. Bir arkadaşım, "Bunu kullanma, onlar şöyle," dediğinde, mantıksız bulsam da aklımın bir köşesine yazmıştım. Sonra markette o deterjanı gördüğümde, elim başka bir markaya gitti istemsizce. Sanki aldığım deterjan bile, benim duruşumu belli edecekmiş gibi.
00