Ankara'da geçen yıl, tam 2023 kasımında, akrabalarımın evinde bayram yemeği yiyorduk. Masada siyasi bir yorumla ortam birden gerildi, amcam CHP'yi eleştirmeye başlayınca teyzem hemen lafı AK Parti'ye getirdi ve herkes sustu. Ben o sırada tabakları toplarken, tartışmanın ortasında kaldım, sanki evdeki temizlik işleri bile unutuldu. Sonra eve dönüp haberleri izlerken, benzer sahnelerin her gün yaşandığını fark ettim.
İstanbul trafiğinde geçen ay, arabayla giderken radyoda çıkan bir tartışma programı yüzünden şoförle kavga ettim. Adam yüksek sesle muhalefeti kötüledi, ben de istemeden lafa girdim, yol bir anda durma noktasına geldi. Bu tür olaylar artık o kadar yaygın ki, iş yerimde bile, geçen hafta ofiste bir toplantıda müdürümüz siyasi bir espri yapınca ekip ikiye bölündü. Kimse açık konuşamıyor, çünkü bir yanlış kelimeyle ilişki kopuyor.
Aile içi mesajlaşmalarda durum daha da kötü. Benim WhatsApp grubumuzda, geçen seçim döneminde 2022 mayısında, bir kuzenimin paylaşımı yüzünden tartışma çıktı ve grup bir hafta sessiz kaldı. Herkes kendi köşesine çekiliyor, kutuplaşma yüzünden eski arkadaşlarımı bile kaybettim. Mesela, lise arkadaşım geçen yıl Bodrum'da tatilde, siyasi bir sohbette anlaşamadık ve bir daha görüşmedik.
Sosyal medyada bu etki daha da belirgin. Ben Twitter'da, yani eskiden Twitter olan X'te, geçen haftalarda bir paylaşım yaptım ve anında saldırıya uğradım. Beğeni sayısı 50'yi geçti ama yorumlar o kadar zehirliydi ki, hesabımı geçici olarak kapattım. Sokakta bile hissediliyor, geçen gün mahallemde bakkal dükkanında, kasiyerle sohbet ederken siyasi bir kelimeye gelince yüzü değişti. Bu kutuplaşma, günlük alışverişi bile zehirliyor.
İş arayanlar için durum felaket. Ben geçen ay bir mülakata gittim, firma İstanbul'un Anadolu yakasında bir şirketteydi ve HR uzmanı dolaylı yoldan siyasi görüşümü sordu. Cevap vermeyince, teklif gelmedi, sanırım yanlış tarafa denk geldim. Herkesin hayatı bu yüzden kısıtlanıyor, eski komşularımla bile selamlaşma azalıyor. Kutuplaşma her yere sızıyor, sanki hava gibi, soluduğun her an etkileniyorsun. Örneğin, geçen yaz tatil planı yaparken, arkadaş grubum ikiye bölündü ve kimse ortak bir yer bulamadı. Bu tür hikayeler, Türkiye'de günlük rutini tamamen değiştiriyor.
İstanbul trafiğinde geçen ay, arabayla giderken radyoda çıkan bir tartışma programı yüzünden şoförle kavga ettim. Adam yüksek sesle muhalefeti kötüledi, ben de istemeden lafa girdim, yol bir anda durma noktasına geldi. Bu tür olaylar artık o kadar yaygın ki, iş yerimde bile, geçen hafta ofiste bir toplantıda müdürümüz siyasi bir espri yapınca ekip ikiye bölündü. Kimse açık konuşamıyor, çünkü bir yanlış kelimeyle ilişki kopuyor.
Aile içi mesajlaşmalarda durum daha da kötü. Benim WhatsApp grubumuzda, geçen seçim döneminde 2022 mayısında, bir kuzenimin paylaşımı yüzünden tartışma çıktı ve grup bir hafta sessiz kaldı. Herkes kendi köşesine çekiliyor, kutuplaşma yüzünden eski arkadaşlarımı bile kaybettim. Mesela, lise arkadaşım geçen yıl Bodrum'da tatilde, siyasi bir sohbette anlaşamadık ve bir daha görüşmedik.
Sosyal medyada bu etki daha da belirgin. Ben Twitter'da, yani eskiden Twitter olan X'te, geçen haftalarda bir paylaşım yaptım ve anında saldırıya uğradım. Beğeni sayısı 50'yi geçti ama yorumlar o kadar zehirliydi ki, hesabımı geçici olarak kapattım. Sokakta bile hissediliyor, geçen gün mahallemde bakkal dükkanında, kasiyerle sohbet ederken siyasi bir kelimeye gelince yüzü değişti. Bu kutuplaşma, günlük alışverişi bile zehirliyor.
İş arayanlar için durum felaket. Ben geçen ay bir mülakata gittim, firma İstanbul'un Anadolu yakasında bir şirketteydi ve HR uzmanı dolaylı yoldan siyasi görüşümü sordu. Cevap vermeyince, teklif gelmedi, sanırım yanlış tarafa denk geldim. Herkesin hayatı bu yüzden kısıtlanıyor, eski komşularımla bile selamlaşma azalıyor. Kutuplaşma her yere sızıyor, sanki hava gibi, soluduğun her an etkileniyorsun. Örneğin, geçen yaz tatil planı yaparken, arkadaş grubum ikiye bölündü ve kimse ortak bir yer bulamadı. Bu tür hikayeler, Türkiye'de günlük rutini tamamen değiştiriyor.
121