Babamla çoğunlukla futbol konuşuruz ama mevzu “Bizim gençliğimizde” diye başlayınca konu hep felsefeye kayıyor. Mesela geçen ay, akşam çayı içerken “Siz gençler her şeyi sorguluyorsunuz, bizde sorgulamadan yaşardık,” dedi. Ben de “Bize öğretilen her şeye inanmak zorunda değiliz,” diye cevap verdim. O an anladım, kuşak çatışması sadece teknolojide ya da para mevzusunda değil, dünya görüşünde de derin. Babam 1960’ların mahalle dayanışmasını savunuyor, ben ise bireysellikten yanayım. İki farklı çağın insanı, aynı salonda farklı bir felsefe akımı gibi konuşuyoruz.
00