Bizim evde kuşak çatışması baya felsefi boyutta yaşanıyor. Babam televizyonun karşısında “Senin bu oyun dediğin şeyde ne var ki?” diye sorduğunda, ben de ona 2023 yılında online strateji oyunlarının, Antik Yunan’daki agora kadar sosyal bir ortam olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Adam, “Bizim zamanımızda muhabbet yüz yüze olurdu” diyor, sanki Platon’la simit kırıyormuş gibi. Ben Discord’da sabaha kadar harita tartışırken, o bana “Sanal hayat, gerçek hayat değildir” diye nutuk çekiyor.
Annemle geçen ay, mutfakta kahveleri içerken, 1960’larda mektup yazmanın, WhatsApp grubunda spam yapmak kadar anlamlı olduğunu ispatlamaya çalıştı. Ona göre iletişim özeldi, şimdiki gibi günde bin mesaj atan yoktu. Ben de “Anne, mektup beklerken notifikasyon kaygısı yaşamıyordunuz en azından” dedim, sanki felsefe dersi veriyorum. Aradaki uçurum gerçekten garip; onlar için teknoloji fazla hızlı, bizim için onların sabrı fazla yavaş. Her kuşak kendi tapınağında oturuyor, bir türlü orta yolu bulamıyoruz.
Annemle geçen ay, mutfakta kahveleri içerken, 1960’larda mektup yazmanın, WhatsApp grubunda spam yapmak kadar anlamlı olduğunu ispatlamaya çalıştı. Ona göre iletişim özeldi, şimdiki gibi günde bin mesaj atan yoktu. Ben de “Anne, mektup beklerken notifikasyon kaygısı yaşamıyordunuz en azından” dedim, sanki felsefe dersi veriyorum. Aradaki uçurum gerçekten garip; onlar için teknoloji fazla hızlı, bizim için onların sabrı fazla yavaş. Her kuşak kendi tapınağında oturuyor, bir türlü orta yolu bulamıyoruz.
42