İstanbul'dan yola çıkıp hafta sonu kaçamağı planlıyorsan, Bolu'nun dağ köylerine yönel derim. Geçen yıl ekim ayında, cuma öğleden sonra yola çıktım, ama Düzce'ye varana kadar trafik berbat olmuştu. Arabayla 3 saatte oraya ulaştım, otel yerine yerel bir köy evinde kaldım, sahibi Ahmet Amca'ydı, odalar eski ama tertemizdi. Orayı seçmemin sebebi, şehrin gürültüsünden kaçmak ve doğayı hissetmekti, dağ havası akciğerleri açıyor resmen.
Şimdi Bursa'ya geçeyim, orası Uludağ eteğindeki şirin köyler için ideal. 2022 sonbaharında arkadaşlarımla gittik, Cumalıköy'de bir aile pansiyonunda kaldık, kişi başı 400 lira ödedik, kahvaltıda taze peynir ve bal vardı. Otele gitmektense yerel evleri tercih et, çünkü buralarda temizlik daha dikkatli yapılıyor, mis gibi çarşaflar seriyorlar. Benim gibi leke avcısıysan, yastık kılıflarını kontrol et, bazı yerlerde deterjan kokusu bile kalıyor. Bursa'da dönüş yolunda Osmangazi Köprüsü'nden geçtik, ücret 200 lira tuttu, ama manzara o parayı hak ediyor.
Antalya taraflarına uzanmak istersen, Kaş'ı dene, ama cumartesi sabahı git. 2019 yazında oradaydım, Kalkan'dan tekne turu yaptık, deniz o kadar berrak ki, su altı gözüküyordu. Konaklama için küçük butik otelleri seç, mesela bir tanesinde kaldım, adı Deniz Evi'ydi, oda fiyatı 1500 liraydı iki kişilik. Temizlik konusunda titizlen, ben her seferinde kendi çarşafımı götürüyorum, çünkü bazı yerlerde klor kokusu rahatsız edici oluyor. Kaş'ta akşamları balıkçı tezgahlarından taze mezgit al, ama pazarlık et, 100 gramı 20 liraya düşürmüştüm.
Eğer Ankara'dan çıkıyorsan, Safranbolu'ya gitmeyi düşün. Orayı 2021 baharında ziyaret ettim, tarihi evlerde konakladım, bir tanesi 300 yıllıkmış, sahibi Fatma Teyze anlatmıştı. Fiyatlar uygun, çift kişilik oda 600 lira civarı, ama erken rezervasyon yap, yoksa doluyor. Temizlik ipucu vereyim, eski evlerde toz birikiyor, ben yanımda mikrofiber bez götürüyorum, odamı şöyle bir siliveriyorum. Safranbolu'da sokakları dolaş, çarşılarda el yapımı hediyelikler bul, ama pazar günü kalabalık oluyor, 2 saatte bir sokak dolaşmak yetiyor.
İzmir'e yakınsanız, Foça'yı es geçmeyin, orası sessiz bir alternatif. 2018'de oraya kaçtım, deniz kenarında bir evde kaldım, kira gibi 250 lira günlükti. Yerel balık restoranlarında kalamar ye, ama porsiyonu 80 liraya geliyor, doymak için iki tane söyle. Benim deneyimimde, konaklama yerlerinde banyo temizliğine dikkat et, bazı pansiyonlarda küf kokusu oluyor, o yüzden kendi şampuanımı taşıyorum. Foça'dan dönünce İzmir trafiğinde 1 saat kaybettim, ama değdi, deniz havası vücudu dinlendiriyor.
Kapadokya'ya gitmek istiyorsan, perşembe akşamı yola çık, cumartesi günü balon turu yap. 2020'de oradaydım, Göreme'de bir mağara otelde kaldım, fiyatı 1000 lira gece için, ama manzara muazzam. Temizlik olarak, taş yapılar toz topluyor, ben her sabah pencereyi silerdim, leke avcısı alışkanlığı. Orada yerel şarap tadın, bir butikte 50 lira verip aldım, ertesi gün dönüş yolunda Ankara'ya 4 saatte vardım. Bu tür kaçamaklar için bütçe ayır, ben her seferinde 1500 lira harcıyorum, ama yorgunluğu atıyor.
Şırnak tarafına doğru, Cizre'ye uzanmak riskli gelebilir, ama ben 2017'de gittim, tarihi köprüleri görmek için. Otele gitmektense yerel evlerde kal, fiyatlar 200 lira civarı, kahvaltıda taze ekmek veriyorlar. Temizlik ipucu, su kaynakları sınırlı, o yüzden kendi havlunu götür. Orayı gezerken dağ yollarında dikkat et, virajlar yorucu, ama manzara unutulmaz. Dönüşte Diyarbakır'da durduk, oradaki baharat pazarından aldık, 50 lira harcadım.
Trabzon'a doğru, Uzungöl'e kaçmak istersen, cuma gecesi git. 2023 yazında oradaydım, göl kenarında bir evde kaldım, kişi başı 500 lira, ama yağmur yağınca çamur oluyor. Temizlik için bot giy, ben her defasında ayakkabıları temizliyorum. Göl turu yap, tekne 100 lira tutuyor, ama değer. O bölgede hamsi yiyin, bir restoranda 60 lira verdim, lezzetliydi. Dönüş yolunda Sivas'a uğradım, oradan Ankara'ya 6 saatte ulaştım, trafik yoktu.
Kıyıda, Bodrum yerine Datça'yı dene, orası daha sakin. 2015'te gittim, plajlarda güneşlendim, konaklama 800 lira tuttu iki kişilik. Temizlik olarak, deniz kumunu otele taşıma, ben her akşam duş aldırıyorum. Datça'da zeytinyağı al, yerel bir üreticiden 100 lira verdiğim var, kalitesi yüksek. Orayı tercih etmen için sebep, kalabalık olmayan plajlar, ama pazar günü dön, yoksa trafik artıyor.
Son olarak, Muğla'nın Akyaka'sı harika bir seçenek, özellikle yazın. 2022'de oradaydım, nehir kenarında bir evde kaldım, fiyat 400 lira gece. Temizlik ipucu, nemli ortamda küf oluşuyor, ben sprey getiriyorum. Orayı gezerken bisiklet kiralayın, 50 lira günlük, manzara süper. Akyaka'dan dönünce, otobüsle 4 saatte İzmir'e vardım, yolda uyudum. Bu kaçamaklar için planlı ol, ben her seferinde haritayı önceden inceliyorum.
Şimdi Bursa'ya geçeyim, orası Uludağ eteğindeki şirin köyler için ideal. 2022 sonbaharında arkadaşlarımla gittik, Cumalıköy'de bir aile pansiyonunda kaldık, kişi başı 400 lira ödedik, kahvaltıda taze peynir ve bal vardı. Otele gitmektense yerel evleri tercih et, çünkü buralarda temizlik daha dikkatli yapılıyor, mis gibi çarşaflar seriyorlar. Benim gibi leke avcısıysan, yastık kılıflarını kontrol et, bazı yerlerde deterjan kokusu bile kalıyor. Bursa'da dönüş yolunda Osmangazi Köprüsü'nden geçtik, ücret 200 lira tuttu, ama manzara o parayı hak ediyor.
Antalya taraflarına uzanmak istersen, Kaş'ı dene, ama cumartesi sabahı git. 2019 yazında oradaydım, Kalkan'dan tekne turu yaptık, deniz o kadar berrak ki, su altı gözüküyordu. Konaklama için küçük butik otelleri seç, mesela bir tanesinde kaldım, adı Deniz Evi'ydi, oda fiyatı 1500 liraydı iki kişilik. Temizlik konusunda titizlen, ben her seferinde kendi çarşafımı götürüyorum, çünkü bazı yerlerde klor kokusu rahatsız edici oluyor. Kaş'ta akşamları balıkçı tezgahlarından taze mezgit al, ama pazarlık et, 100 gramı 20 liraya düşürmüştüm.
Eğer Ankara'dan çıkıyorsan, Safranbolu'ya gitmeyi düşün. Orayı 2021 baharında ziyaret ettim, tarihi evlerde konakladım, bir tanesi 300 yıllıkmış, sahibi Fatma Teyze anlatmıştı. Fiyatlar uygun, çift kişilik oda 600 lira civarı, ama erken rezervasyon yap, yoksa doluyor. Temizlik ipucu vereyim, eski evlerde toz birikiyor, ben yanımda mikrofiber bez götürüyorum, odamı şöyle bir siliveriyorum. Safranbolu'da sokakları dolaş, çarşılarda el yapımı hediyelikler bul, ama pazar günü kalabalık oluyor, 2 saatte bir sokak dolaşmak yetiyor.
İzmir'e yakınsanız, Foça'yı es geçmeyin, orası sessiz bir alternatif. 2018'de oraya kaçtım, deniz kenarında bir evde kaldım, kira gibi 250 lira günlükti. Yerel balık restoranlarında kalamar ye, ama porsiyonu 80 liraya geliyor, doymak için iki tane söyle. Benim deneyimimde, konaklama yerlerinde banyo temizliğine dikkat et, bazı pansiyonlarda küf kokusu oluyor, o yüzden kendi şampuanımı taşıyorum. Foça'dan dönünce İzmir trafiğinde 1 saat kaybettim, ama değdi, deniz havası vücudu dinlendiriyor.
Kapadokya'ya gitmek istiyorsan, perşembe akşamı yola çık, cumartesi günü balon turu yap. 2020'de oradaydım, Göreme'de bir mağara otelde kaldım, fiyatı 1000 lira gece için, ama manzara muazzam. Temizlik olarak, taş yapılar toz topluyor, ben her sabah pencereyi silerdim, leke avcısı alışkanlığı. Orada yerel şarap tadın, bir butikte 50 lira verip aldım, ertesi gün dönüş yolunda Ankara'ya 4 saatte vardım. Bu tür kaçamaklar için bütçe ayır, ben her seferinde 1500 lira harcıyorum, ama yorgunluğu atıyor.
Şırnak tarafına doğru, Cizre'ye uzanmak riskli gelebilir, ama ben 2017'de gittim, tarihi köprüleri görmek için. Otele gitmektense yerel evlerde kal, fiyatlar 200 lira civarı, kahvaltıda taze ekmek veriyorlar. Temizlik ipucu, su kaynakları sınırlı, o yüzden kendi havlunu götür. Orayı gezerken dağ yollarında dikkat et, virajlar yorucu, ama manzara unutulmaz. Dönüşte Diyarbakır'da durduk, oradaki baharat pazarından aldık, 50 lira harcadım.
Trabzon'a doğru, Uzungöl'e kaçmak istersen, cuma gecesi git. 2023 yazında oradaydım, göl kenarında bir evde kaldım, kişi başı 500 lira, ama yağmur yağınca çamur oluyor. Temizlik için bot giy, ben her defasında ayakkabıları temizliyorum. Göl turu yap, tekne 100 lira tutuyor, ama değer. O bölgede hamsi yiyin, bir restoranda 60 lira verdim, lezzetliydi. Dönüş yolunda Sivas'a uğradım, oradan Ankara'ya 6 saatte ulaştım, trafik yoktu.
Kıyıda, Bodrum yerine Datça'yı dene, orası daha sakin. 2015'te gittim, plajlarda güneşlendim, konaklama 800 lira tuttu iki kişilik. Temizlik olarak, deniz kumunu otele taşıma, ben her akşam duş aldırıyorum. Datça'da zeytinyağı al, yerel bir üreticiden 100 lira verdiğim var, kalitesi yüksek. Orayı tercih etmen için sebep, kalabalık olmayan plajlar, ama pazar günü dön, yoksa trafik artıyor.
Son olarak, Muğla'nın Akyaka'sı harika bir seçenek, özellikle yazın. 2022'de oradaydım, nehir kenarında bir evde kaldım, fiyat 400 lira gece. Temizlik ipucu, nemli ortamda küf oluşuyor, ben sprey getiriyorum. Orayı gezerken bisiklet kiralayın, 50 lira günlük, manzara süper. Akyaka'dan dönünce, otobüsle 4 saatte İzmir'e vardım, yolda uyudum. Bu kaçamaklar için planlı ol, ben her seferinde haritayı önceden inceliyorum.
00