türkiye'de eğitim sisteminin en büyük sorunu, öğrencinin kendisi olamaması. ben ortaokuldayken, 2005-2006 yıllarıydı, ödevlerimiz genelde kitaptan kopyala yapıştır şeklindeydi. öğretmen, "araştırın getirin" derdi, biz de gider ansiklopediden ya da o zamanın yeni çıkan internet kafelerinde çıktı alırdık. kendi yorumumuzu katmak, farklı bir bakış açısı sunmak kimsenin aklına gelmezdi, zaten notu da etkilemezdi.
oysa geçen yaz, kanada'da yaşayan kuzenimin 8 yaşındaki kızı, bir proje için kendi oyuncaklarını kullanarak bir hikaye tasarladı. kendi çizimleriyle destekledi, hatta küçük bir video bile çekti. bizde proje ödevi demek, internetten hazır sunum indirip renkli çıktı almak demekti, en fazla powerpoint'e birkaç animasyon eklerdik. çocukların kendi yaratıcılıklarını ortaya koymalarına alan bırakılmıyor, sadece verilen kalıba uymaları bekleniyor. sonra da neden eleştirel düşünemiyoruz diyoruz.
oysa geçen yaz, kanada'da yaşayan kuzenimin 8 yaşındaki kızı, bir proje için kendi oyuncaklarını kullanarak bir hikaye tasarladı. kendi çizimleriyle destekledi, hatta küçük bir video bile çekti. bizde proje ödevi demek, internetten hazır sunum indirip renkli çıktı almak demekti, en fazla powerpoint'e birkaç animasyon eklerdik. çocukların kendi yaratıcılıklarını ortaya koymalarına alan bırakılmıyor, sadece verilen kalıba uymaları bekleniyor. sonra da neden eleştirel düşünemiyoruz diyoruz.
70