Airfryer alıp bir hafta sonra köşeye atanlar
Bu tayfa, teknoloji marketlerinin kapısından içeri girerken "Şimdi mutfağım pratikleşecek, sağlıklı besleneceğim" hayalleri kuranlardan oluşuyor genelde. Benim evde de benzer bir senaryo yaşandı, geçen yaz Bosch'un yeni modelini aldım, 3000 küsur lira verip. İlk iki gün patates kızartması ve tavuk kanat yaptım. Mis gibi oldular, kabul etmek lazım. Yağsız, dertsiz bir dünya.
Sonra üçüncü gün, o içindeki sepeti yıkama faslı başladı. Önce elde yıkadım, sonra bulaşık makinesine attım, sonra "niye bu kadar zor temizleniyor bu?" diye düşündüm. Beşinci gün, tezgahın üstünde duran koca makine gözüme batmaya başladı. Zaten küçük bir mutfağım var, bir de bu yer kaplıyor. Eşim de sürekli "bu ne işe yarıyor şimdi?" diye sorup duruyordu, sanki ben airfryer uzmanıymışım gibi.
Bir hafta dolmadan, o parlak airfryer, annemin kilerde sakladığı eski dikiş makinesinin yanına, bir köşeye atıldı. Şimdi arada sırada misafir gelince aklıma geliyor, "aa airfryer vardı bizde" diyorum ama o heves, o ilk günkü coşku yok. Sanırım biz Türk milleti olarak pratik çözümleri seviyoruz ama o pratikliğin devamlılığını sağlamakta pek iyi değiliz. Ya da temizliği zor gelince vazgeçiyoruz hemen. Bilmiyorum, belki de sadece ben öyleyimdir.
Bu tayfa, teknoloji marketlerinin kapısından içeri girerken "Şimdi mutfağım pratikleşecek, sağlıklı besleneceğim" hayalleri kuranlardan oluşuyor genelde. Benim evde de benzer bir senaryo yaşandı, geçen yaz Bosch'un yeni modelini aldım, 3000 küsur lira verip. İlk iki gün patates kızartması ve tavuk kanat yaptım. Mis gibi oldular, kabul etmek lazım. Yağsız, dertsiz bir dünya.
Sonra üçüncü gün, o içindeki sepeti yıkama faslı başladı. Önce elde yıkadım, sonra bulaşık makinesine attım, sonra "niye bu kadar zor temizleniyor bu?" diye düşündüm. Beşinci gün, tezgahın üstünde duran koca makine gözüme batmaya başladı. Zaten küçük bir mutfağım var, bir de bu yer kaplıyor. Eşim de sürekli "bu ne işe yarıyor şimdi?" diye sorup duruyordu, sanki ben airfryer uzmanıymışım gibi.
Bir hafta dolmadan, o parlak airfryer, annemin kilerde sakladığı eski dikiş makinesinin yanına, bir köşeye atıldı. Şimdi arada sırada misafir gelince aklıma geliyor, "aa airfryer vardı bizde" diyorum ama o heves, o ilk günkü coşku yok. Sanırım biz Türk milleti olarak pratik çözümleri seviyoruz ama o pratikliğin devamlılığını sağlamakta pek iyi değiliz. Ya da temizliği zor gelince vazgeçiyoruz hemen. Bilmiyorum, belki de sadece ben öyleyimdir.
00