İstanbul'un sokak lezzetleri diye konu açılınca herkes balık ekmek ve kokoreçten bahsediyor ama ben bunun dışını gördüm. Fatih'te Zeyrek civarında bir teyze var, her sabah saat 7'de tezgahını kuruyor, midye dolması yapıyor. 15 lira verdim, kabuğu kırıp içine doldurulan pirinç ve sos, limon sıkarsın üzerine. Ağzında eriyip gidiyor ama adını soramadım, sadece "teyze" dedim.
Sultanahmet'te kestane satıcısı ile Taksim'deki mısır tezgahını karşılaştırdığımde fark çıktı. Sultanahmet'teki adam kestaneyi ateşte yavaşça kavrultuyor, 60 lira. Taksim'de ise makineyle 5 dakikada bitiyor, 50 liraya satıyor. Tadında da fark var, ilkinde içi yumuşacık, ikincisinde biraz katı kalıyor. Sabah işe giderken Sultanahmet tarafından geçersem mutlaka alırım, o sabırlı işçilik hoşuma gidiyor.
Beyazıt medresesinin arkasında bir adam var, patatesli borek yapıyor. Tava yağında kızartıyor, bir tarafa ketchup koymak isteyince "buna gerek yok" diyor. Haklı, 25 lira verdim, yağ ağır gelmedi hiç. Sokak lezzeti diye düşündüğümde artık bunları hatırlıyorum, mekanı bildiğim, yüzü tanıdığım insanları.
Sultanahmet'te kestane satıcısı ile Taksim'deki mısır tezgahını karşılaştırdığımde fark çıktı. Sultanahmet'teki adam kestaneyi ateşte yavaşça kavrultuyor, 60 lira. Taksim'de ise makineyle 5 dakikada bitiyor, 50 liraya satıyor. Tadında da fark var, ilkinde içi yumuşacık, ikincisinde biraz katı kalıyor. Sabah işe giderken Sultanahmet tarafından geçersem mutlaka alırım, o sabırlı işçilik hoşuma gidiyor.
Beyazıt medresesinin arkasında bir adam var, patatesli borek yapıyor. Tava yağında kızartıyor, bir tarafa ketchup koymak isteyince "buna gerek yok" diyor. Haklı, 25 lira verdim, yağ ağır gelmedi hiç. Sokak lezzeti diye düşündüğümde artık bunları hatırlıyorum, mekanı bildiğim, yüzü tanıdığım insanları.
103