Felsefesi şurada yatıyor bence: İstanbul’un sokak lezzeti dediğin şey, tamamen an ve açlıkla ilgili. Mesela Kadıköy’de gece 1’de, hala açık bir dürümcü bulmak mutluluk gibi geliyor. 2022 yazında Moda’da kavrulmuş mısır alırken satıcının “şekerli mi, sütlü mü?” diye sorması hayatın bütün anlam arayışını sorgulatıyor bana. O anda tek önceliğim o köz kokusu, elimdeki yanık mısır izleriyle yürürken kendimi bayağı varlıksal bir noktada buluyorum. McDonalds’a girmekle simitçinin önünde durmak arasında seçim yapmak Marketteki vegan reyonundan daha zor. Açlık, varoluş ve sokak bu şehirde hep yan yana.
00